<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[OdevTurkiye.NeT Türkiye'nin Eğitim Platformu  - TÃ¼m Forumlar]]></title>
		<link>http://www.odevturkiye.net/</link>
		<description><![CDATA[OdevTurkiye.NeT Türkiye'nin Eğitim Platformu  - http://www.odevturkiye.net]]></description>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 04:17:20 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Şu Çılgın Türkler [Turgut ÖZAKMAN&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-su-cilgin-turkler-turgut-ozakman.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:35:28 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-su-cilgin-turkler-turgut-ozakman.html</guid>
			<description><![CDATA[Bu şahane kitap 20. yy.ın sömürgecilerine karşı bir ulusun verdiği onur mücadelesini anlatıyor. Bu topraklarda geçen, hiçbir satırı kurmaca taşımayan; tamamı Türk, Yunan, İngiliz devletleriyle uluslararası kurulların raporlarında, yerli/yabancı gazetelerde ve o günleri yaşamış insanların belleklerinde/anı kitaplarında belgelenen olaylar… Sadece belgelere atıfta bulunan dipnotlar kırk yedi sayfa sürüyor! Bu coğrafyayı,tarihi, bu Anadolu’yu bilmeyen yabancı bir göz okuduğunda yazar fazla abartmış diyebilir, yaşananlar öyle olağanüstü.<br />
Yazar önce Mondros Mütarekesi’yle II nci İnönü savaşı arasında geçen dönemi özetliyor. Peşinden altıyüzelli sayfalık bir destan. Sanki elinde kamera varmış gibi bir Türk tarafına, bir Yunan tarafına; bir İstanbul’a, bir İngiltere’ye odaklıyor bakışlarını (Belki bu akış şekli kimi okuru rahatsız edebilir) . Ve bu ahlaksız işgale dağıyla, çiçeğiyle, insanıyla, hayvanıyla; canlı-cansız bütün varlığıyla topyekün direnen Anadolu’yu anlatıyor. Adını hiç duymadığımız, ama biz bilmesek de bu temele kanını harç yapmış,kefenine sarınıp ta işgalcinin<br />
karşısına dikilmiş, kim bilir hangi gelinciğe kök olmuş binlerce insan… Adım adım, gün gün izliyoruz bu büyük mücadeleyi.<br />
<br />
Gelelim romanın kahramanlarına: Osmanlı’nın imzaladığı Sevr antlaşmasıyla yurdu parçalanmış, toprakları santim santim satılmış; sal-tanat koltuğu uğruna sömürgecilere peşkeş çekilmiş bir halk var. Ama her şeye rağmen bu halkın küllerinden yeniden doğmasını sağ-layan biri, dönemin Britanya Başbakanı, Lloyd George’un istifa etmeden kısa süre önce “… yüz yıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahiyi bu yüz yılda Türk milleti yetiştirdi… M. Kemal Paşa’ya yenildik.” demesine sebep olan biri,<br />
Gazi…Ve bu zaferi Atatürk’le birlikte var eden İsmet Paşa, diğer komutanlar,erler, akıncılar, vekiller, köylüler, direnişe yardım için ayağındaki tek çorabı yıkayıp veren Deli Battal gibiler, kağnılarıyla cephane taşırken yolda ölen ya da doğuran Elifler, yaşadığı rahat hayatı bırakıp cephede gönüllü hemşire olan Nesrinler… Yani etiyle kemiğiyle, onurlu, namuslu, dürüst “Büyük İnsanlık”…<br />
<br />
Savaştan galip çıkan devletlerin kuklası olan ve iktidardakilerin hırsı yüzünden gözünü Anadolu toprağı bürümüş Yunanistan. İnsanlık tarihine büyük katkıları olan bir uygarlığın şimdiki torunları. Büyük Yunanistan hayalinin peşinde Anadolu’ya gelip “ Büyük Felaket”i yaşayanlar. Kimisi vahşi kimisi insan, kahraman da var aralarında korkak ta… Vatanlarından deniz milleri, kara milleri uzakta çarpışan, bir zavallı hayalin uğruna heder olan Yunan gençleri. Ve bu iki halkı birbirine kırdıran emperyalist devletler. En başta İngiltere. Tam Sevr antlaşmasını imzalatmışken huzurunu kaçıran “Kemal’in Askerleri”ne elini ateşe sokmadan tokat atmak isteyen, asıl büyük derdi sömürgesindeki Müslüman halkların bu savaşın etkisiyle uyanacağı ve “Üzerine Güneş Batmayan İmparatorluk”un parçalanacağı endişesi olan İngilizler. Fakir ve geri kalmış Doğu’nun önünde uygar(!) ve zengin Batı’nın en büyük temsilcisi. İnsanların ölmesi umurlarında bile değil. bu sebeple –dengeler Türkler’in lehine değişene kadar- Yunanistan’a pek çok araç ve gereç satıyorlar, el altından silah ve cephane veriyorlar. Fransa, İtalya, Rusya … Hepsi bu büyük oyunun içinde az veya çok yer alıyorlar. Sonra hainler… Başta Vahdettin ve sadrazam(lar) olmak üzere işgalcilerden medet uman aciz yönetim kadrosu. Bir ham hayal uğruna doksan bin Anadolu gencini Sarıkamış’ta kırdırdığı yetmiyormuş gibi mücadelenin en kritik yerinde Anadolu’ya geçip iktidar olma hevesindeki Enver Paşa ve onun Meclis’teki yardakçıları. Basındaki İngiliz ve Yunan işbirlikçileri. En zorlu zamanlarda isyana kalkışan Delibaş Mehmetler, Çerkez Ethemler. Halkın içindekiler: Kasabalarını, Kuvvacıları, onurlarını satan eşraf, yerel yöneticiler, bazı din<br />
adamları… Asker kaçakları… Altmışbin kişilik ordunun otuzbini bazı işbirlikçilerin, mandacıların, teslimiyetçilerin söylediklerine kanıp,<br />
kandırılıp silahlarıyla birlikte askerden kaçıyor. Düşman o esnada yüzyirmibin kişi! 1911’den beri dört bir tarafta durmaksızın savaşan halkın içinden çıkan, direnişe inanmayan, bu savaşın diğerlerinden farklı olduğunu anlayamayan bu kaçaklara üzülmek mi lazım, öfkelenmek mi?<br />
 <br />
<br />
İşte Turgut Özakman bu romanda insanların, insanlığın hikayesini anlatıyor bize. Onun elli küsur yıllık emeğinin sonucundan bir kaç sayfada bahsedip geçmek mümkün değil aslında. Haddim olmayarak bunu yapmak ve sizlerle paylaşmak istedim. Artık ülkedeki siyasal düşünce tarzının tam teslimiyete dönüştüğü günümüzde, tam bağımsızlıktan başka bir istekleri olmayan bu insanlara ve onların destanını yazarak onlara en güzel anmayı yapan yazara bu sayfada şapka çıkartmak. Niyetim bu. Kitabın kalınlığına aldanıp okumaya gözü korkanlara bayağı magazinlerden, ucuz sitkomlardan, pespaye dizilerden uzakta, hüzünlü, acılı ama çok etkileyici birkaç saat vaat eden bu destanı mutlaka okuyun. Pek çok şeyin günümüzde yaşadıklarımıza ne kadar benzediğini görüp üzüleceksiniz ama ayırdığınız zamana değecek. Peşinden de Nazım’dan “23” centlik askere dair ile Kuvay-i Milliye destanını okursanız kendiniz için çok güzel işler yapmış olarak günü kapatacaksınız…]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu şahane kitap 20. yy.ın sömürgecilerine karşı bir ulusun verdiği onur mücadelesini anlatıyor. Bu topraklarda geçen, hiçbir satırı kurmaca taşımayan; tamamı Türk, Yunan, İngiliz devletleriyle uluslararası kurulların raporlarında, yerli/yabancı gazetelerde ve o günleri yaşamış insanların belleklerinde/anı kitaplarında belgelenen olaylar… Sadece belgelere atıfta bulunan dipnotlar kırk yedi sayfa sürüyor! Bu coğrafyayı,tarihi, bu Anadolu’yu bilmeyen yabancı bir göz okuduğunda yazar fazla abartmış diyebilir, yaşananlar öyle olağanüstü.<br />
Yazar önce Mondros Mütarekesi’yle II nci İnönü savaşı arasında geçen dönemi özetliyor. Peşinden altıyüzelli sayfalık bir destan. Sanki elinde kamera varmış gibi bir Türk tarafına, bir Yunan tarafına; bir İstanbul’a, bir İngiltere’ye odaklıyor bakışlarını (Belki bu akış şekli kimi okuru rahatsız edebilir) . Ve bu ahlaksız işgale dağıyla, çiçeğiyle, insanıyla, hayvanıyla; canlı-cansız bütün varlığıyla topyekün direnen Anadolu’yu anlatıyor. Adını hiç duymadığımız, ama biz bilmesek de bu temele kanını harç yapmış,kefenine sarınıp ta işgalcinin<br />
karşısına dikilmiş, kim bilir hangi gelinciğe kök olmuş binlerce insan… Adım adım, gün gün izliyoruz bu büyük mücadeleyi.<br />
<br />
Gelelim romanın kahramanlarına: Osmanlı’nın imzaladığı Sevr antlaşmasıyla yurdu parçalanmış, toprakları santim santim satılmış; sal-tanat koltuğu uğruna sömürgecilere peşkeş çekilmiş bir halk var. Ama her şeye rağmen bu halkın küllerinden yeniden doğmasını sağ-layan biri, dönemin Britanya Başbakanı, Lloyd George’un istifa etmeden kısa süre önce “… yüz yıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahiyi bu yüz yılda Türk milleti yetiştirdi… M. Kemal Paşa’ya yenildik.” demesine sebep olan biri,<br />
Gazi…Ve bu zaferi Atatürk’le birlikte var eden İsmet Paşa, diğer komutanlar,erler, akıncılar, vekiller, köylüler, direnişe yardım için ayağındaki tek çorabı yıkayıp veren Deli Battal gibiler, kağnılarıyla cephane taşırken yolda ölen ya da doğuran Elifler, yaşadığı rahat hayatı bırakıp cephede gönüllü hemşire olan Nesrinler… Yani etiyle kemiğiyle, onurlu, namuslu, dürüst “Büyük İnsanlık”…<br />
<br />
Savaştan galip çıkan devletlerin kuklası olan ve iktidardakilerin hırsı yüzünden gözünü Anadolu toprağı bürümüş Yunanistan. İnsanlık tarihine büyük katkıları olan bir uygarlığın şimdiki torunları. Büyük Yunanistan hayalinin peşinde Anadolu’ya gelip “ Büyük Felaket”i yaşayanlar. Kimisi vahşi kimisi insan, kahraman da var aralarında korkak ta… Vatanlarından deniz milleri, kara milleri uzakta çarpışan, bir zavallı hayalin uğruna heder olan Yunan gençleri. Ve bu iki halkı birbirine kırdıran emperyalist devletler. En başta İngiltere. Tam Sevr antlaşmasını imzalatmışken huzurunu kaçıran “Kemal’in Askerleri”ne elini ateşe sokmadan tokat atmak isteyen, asıl büyük derdi sömürgesindeki Müslüman halkların bu savaşın etkisiyle uyanacağı ve “Üzerine Güneş Batmayan İmparatorluk”un parçalanacağı endişesi olan İngilizler. Fakir ve geri kalmış Doğu’nun önünde uygar(!) ve zengin Batı’nın en büyük temsilcisi. İnsanların ölmesi umurlarında bile değil. bu sebeple –dengeler Türkler’in lehine değişene kadar- Yunanistan’a pek çok araç ve gereç satıyorlar, el altından silah ve cephane veriyorlar. Fransa, İtalya, Rusya … Hepsi bu büyük oyunun içinde az veya çok yer alıyorlar. Sonra hainler… Başta Vahdettin ve sadrazam(lar) olmak üzere işgalcilerden medet uman aciz yönetim kadrosu. Bir ham hayal uğruna doksan bin Anadolu gencini Sarıkamış’ta kırdırdığı yetmiyormuş gibi mücadelenin en kritik yerinde Anadolu’ya geçip iktidar olma hevesindeki Enver Paşa ve onun Meclis’teki yardakçıları. Basındaki İngiliz ve Yunan işbirlikçileri. En zorlu zamanlarda isyana kalkışan Delibaş Mehmetler, Çerkez Ethemler. Halkın içindekiler: Kasabalarını, Kuvvacıları, onurlarını satan eşraf, yerel yöneticiler, bazı din<br />
adamları… Asker kaçakları… Altmışbin kişilik ordunun otuzbini bazı işbirlikçilerin, mandacıların, teslimiyetçilerin söylediklerine kanıp,<br />
kandırılıp silahlarıyla birlikte askerden kaçıyor. Düşman o esnada yüzyirmibin kişi! 1911’den beri dört bir tarafta durmaksızın savaşan halkın içinden çıkan, direnişe inanmayan, bu savaşın diğerlerinden farklı olduğunu anlayamayan bu kaçaklara üzülmek mi lazım, öfkelenmek mi?<br />
 <br />
<br />
İşte Turgut Özakman bu romanda insanların, insanlığın hikayesini anlatıyor bize. Onun elli küsur yıllık emeğinin sonucundan bir kaç sayfada bahsedip geçmek mümkün değil aslında. Haddim olmayarak bunu yapmak ve sizlerle paylaşmak istedim. Artık ülkedeki siyasal düşünce tarzının tam teslimiyete dönüştüğü günümüzde, tam bağımsızlıktan başka bir istekleri olmayan bu insanlara ve onların destanını yazarak onlara en güzel anmayı yapan yazara bu sayfada şapka çıkartmak. Niyetim bu. Kitabın kalınlığına aldanıp okumaya gözü korkanlara bayağı magazinlerden, ucuz sitkomlardan, pespaye dizilerden uzakta, hüzünlü, acılı ama çok etkileyici birkaç saat vaat eden bu destanı mutlaka okuyun. Pek çok şeyin günümüzde yaşadıklarımıza ne kadar benzediğini görüp üzüleceksiniz ama ayırdığınız zamana değecek. Peşinden de Nazım’dan “23” centlik askere dair ile Kuvay-i Milliye destanını okursanız kendiniz için çok güzel işler yapmış olarak günü kapatacaksınız…]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sinekli Bakkal [Halide Edip ADIVAR&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-sinekli-bakkal-halide-edip-adivar.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:27:31 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-sinekli-bakkal-halide-edip-adivar.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF4500;"><span style="font-weight: bold;">Olaylar, II. Abdülhamit dönemi istanbul’unun Aksaray semtinde, Sineklibakkal sokağında, geçer. Mahalle imamının kızı Emine, babasının karşı çıkmasına rağmen belli ve sürekli bir işi olmayan, karagöz oynatan, ortaoyununda “zenne” (kadın) rolüne çıkan Tevfik’le evlenir. Babası, bu olay üzerine Emine’yi evlatlıktan reddeder.<br />
Tevfik’in dayısı ölünce dayısının bakkal dükkanı ona kalır. Eşinin diretmesi üzerine dükkanı işletmeye başlar. Bu iş onun sanatçı yaratılışına uygun değildir. Emine, bir gün kocasının, arkadaşlarına kendi taklidini yaptığını görür, buna katlanamaz, baba evine döner. Tevfik’ten boşanır. Bu arada Tevfik, Gelibolu’ya sürgün edilir.<br />
Emine’nin Tevfik’ten bir kızı olur. Adını Ra-bia koyarlar, imam, kızını atfetmiştir. Torununa sıkı bir dini eğitim verir onu hafız yapar. Rabia’nın sesi çok güzeldir. Cami ve konaklarda güzel sesiyle mevlit okur. Zaptiye Nazırı Selim Paşa’nın karısı da sesini çok beğenecek, onu korumasına alacaktır. Paşa da kızdaki yeteneğe hayran kalır. Ona Mevlevi dervişi Vehbi Dede ile italyan müzisyen Peregrini’den ders aldırtır. Rabia ile Peregri-ni birbirlerinden çok hoşlanırlar.<br />
Günün birinde Rabia’nın babası Tevfik sürgünden döner. Sineklibakkal’daki eski bakkal dükkanını yeniden açar. Rabia da dedesinden ayrılır, babasıyla oturmaya başlar. Kızın sanatına hayran olan Vehbi Dede ve Peregrini Tevfik’in evine gidip gelirler. Rabia Kur’an’ı, hele Mevlid’i öylesine güzel okumaktadır ki Doğu musikisinde âdeta bir çığır açmıştır.<br />
Aynı yıllarda Jön Türkler Abdülhamit’in baskıcı yönetimini ortadan kaldırmak için gizli gizli çalışmaktadırlar. Selim Paşa’nın oğlu Hilmi de bir Jön Türk’tür. Ortaoyununda zenne rolüne çıkan Tevfik Hilmi’nin isteği üzerine bir gün kadın kılığına girip Jön Türklerin Avrupa’dan gelen gazetelerini Fransız postanesinden almak ister. Gazeteleri alırken yakalanır. İşin içyüzü anlaşılınca Hilmi ile Tevfik, Şam’a sürgün edilir.<br />
Babası sürgün edilince yalnız kalan Rabia, bakkal işletir, hafızlık yaparak geçimini sürdürür. Bu arada Rabia’yı çok seven Peregrini Müslüman olur, Osman adını alır ve İstanbul’a yerleşir. Ra-bia’yla evlenir. Bu yıllarda Rabia’nın imam olan dedesi ölür. Rabia ve Peregri’ni dedesinin evine yerleşirler.<br />
II. Abdülhamit’e tam bir görev duygusuyla bağlı olan, padişah aleyhinde çalışanlara türlü işkenceler ettirmekten çekinmeyen Selim Paşa, kendi oğlunu da sürdükten sonra yavaş yavaş değişmeye başlar. Babalık ve insanlık duyguları uyanır, görevinden ayrılır.<br />
1908′de Meşrutiyet ilan edilir. Tevfik, sürgünden döner. Rabia’nın bir çocuğu olmuştur. Sineklibakkal’da güzel günler yeniden başlar…</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF4500;"><span style="font-weight: bold;">Olaylar, II. Abdülhamit dönemi istanbul’unun Aksaray semtinde, Sineklibakkal sokağında, geçer. Mahalle imamının kızı Emine, babasının karşı çıkmasına rağmen belli ve sürekli bir işi olmayan, karagöz oynatan, ortaoyununda “zenne” (kadın) rolüne çıkan Tevfik’le evlenir. Babası, bu olay üzerine Emine’yi evlatlıktan reddeder.<br />
Tevfik’in dayısı ölünce dayısının bakkal dükkanı ona kalır. Eşinin diretmesi üzerine dükkanı işletmeye başlar. Bu iş onun sanatçı yaratılışına uygun değildir. Emine, bir gün kocasının, arkadaşlarına kendi taklidini yaptığını görür, buna katlanamaz, baba evine döner. Tevfik’ten boşanır. Bu arada Tevfik, Gelibolu’ya sürgün edilir.<br />
Emine’nin Tevfik’ten bir kızı olur. Adını Ra-bia koyarlar, imam, kızını atfetmiştir. Torununa sıkı bir dini eğitim verir onu hafız yapar. Rabia’nın sesi çok güzeldir. Cami ve konaklarda güzel sesiyle mevlit okur. Zaptiye Nazırı Selim Paşa’nın karısı da sesini çok beğenecek, onu korumasına alacaktır. Paşa da kızdaki yeteneğe hayran kalır. Ona Mevlevi dervişi Vehbi Dede ile italyan müzisyen Peregrini’den ders aldırtır. Rabia ile Peregri-ni birbirlerinden çok hoşlanırlar.<br />
Günün birinde Rabia’nın babası Tevfik sürgünden döner. Sineklibakkal’daki eski bakkal dükkanını yeniden açar. Rabia da dedesinden ayrılır, babasıyla oturmaya başlar. Kızın sanatına hayran olan Vehbi Dede ve Peregrini Tevfik’in evine gidip gelirler. Rabia Kur’an’ı, hele Mevlid’i öylesine güzel okumaktadır ki Doğu musikisinde âdeta bir çığır açmıştır.<br />
Aynı yıllarda Jön Türkler Abdülhamit’in baskıcı yönetimini ortadan kaldırmak için gizli gizli çalışmaktadırlar. Selim Paşa’nın oğlu Hilmi de bir Jön Türk’tür. Ortaoyununda zenne rolüne çıkan Tevfik Hilmi’nin isteği üzerine bir gün kadın kılığına girip Jön Türklerin Avrupa’dan gelen gazetelerini Fransız postanesinden almak ister. Gazeteleri alırken yakalanır. İşin içyüzü anlaşılınca Hilmi ile Tevfik, Şam’a sürgün edilir.<br />
Babası sürgün edilince yalnız kalan Rabia, bakkal işletir, hafızlık yaparak geçimini sürdürür. Bu arada Rabia’yı çok seven Peregrini Müslüman olur, Osman adını alır ve İstanbul’a yerleşir. Ra-bia’yla evlenir. Bu yıllarda Rabia’nın imam olan dedesi ölür. Rabia ve Peregri’ni dedesinin evine yerleşirler.<br />
II. Abdülhamit’e tam bir görev duygusuyla bağlı olan, padişah aleyhinde çalışanlara türlü işkenceler ettirmekten çekinmeyen Selim Paşa, kendi oğlunu da sürdükten sonra yavaş yavaş değişmeye başlar. Babalık ve insanlık duyguları uyanır, görevinden ayrılır.<br />
1908′de Meşrutiyet ilan edilir. Tevfik, sürgünden döner. Rabia’nın bir çocuğu olmuştur. Sineklibakkal’da güzel günler yeniden başlar…</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sodom ve Gomore [Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-sodom-ve-gomore-yakup-kadri-karaosmanoglu.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:27:01 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-sodom-ve-gomore-yakup-kadri-karaosmanoglu.html</guid>
			<description><![CDATA[Birinci Dünya Savaşı henüz sona ermiştir.Osmanlı İmparatorluğu da bu felaketten payını almış ve ülkenin heryeri kargaşa içindedir. 1921’lerin İstanbul’u,İngilizler şehri şigal etmiş ve saray buna sesiz kalmıştır. İstanbul,Anadolu’dan kopuk ayrı bir dünya gibidir.Tıpkı Sodom ve Gomore gibi.Tanrının naletlediği şehirlerden ikisidir. İstanbul kızları İngiliz subaylarıyla beraber olmaktan gayet mutludurlar. Leyla’da bunlardan biridir.Bu nazik kızlarımız Kuvayi Milliyetçileri yabani dağ insanı olarak görmekte,hatta tiksinmektedirler.Leyla’ya aşık olan Necdet ise bağımsızlıktan umudunu kesmiş,olaylara sadece seyirci kalmıştır.Sevdiği kızın işgalci subaylarla olan yakınlığını görür fakat görmezden gelir,hatta o da bu subayların çevresinde oluşan yüksek sosyeteye katılır.Oysa Necdet’in arkadaşı Cemil bir şeyler yapmak gerektiğini düşünür ve Kuvayi Milliyecilere katılır ve sonunda şehit olur.Fakat o değeri bilinmez insanlardandır,vatan o ve onun gibilerinin kanlarıyla hayat bulmuştur.Vatanın ayakları aslında bağımsızlık savaşında ayaklarını yitiren gazilerimizindir.Onlar her bir uzuvunu kaybederken vatan yeniden el ayak sahibi olmuştur.<br />
<br />
                         İstanbul’un bu şaşalı hayatı çok kısa sürer.Ezilmiş Anadolu insanının özlediği gün gelir.Bir gece Kuvayi Milliyeciler karanlığın içine akın eden ışık hizmeleri gibi akın ederler şehre.<br />
<br />
                         Leyla,o eski hayatlarının mahvettiği için bu büyük savaşçıları nefretle karşılar.Necdet ise artık bu İngilizler tarafından kullanılmış vatanperverlik duygusundan yoksun kızdan soğumuştur.<br />
<br />
                         Leyla dudaklarını Necdet’in dudaklarına uzatır.Necdet onu kucaklar ve bir köşeye bırakır. Dudaklarında bir kimyevi maddenin “rujun” yavan tadıyla bağımsız İstanbul’a katılır. Ve bu aşkın bittiği yerde roman da son bulur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Birinci Dünya Savaşı henüz sona ermiştir.Osmanlı İmparatorluğu da bu felaketten payını almış ve ülkenin heryeri kargaşa içindedir. 1921’lerin İstanbul’u,İngilizler şehri şigal etmiş ve saray buna sesiz kalmıştır. İstanbul,Anadolu’dan kopuk ayrı bir dünya gibidir.Tıpkı Sodom ve Gomore gibi.Tanrının naletlediği şehirlerden ikisidir. İstanbul kızları İngiliz subaylarıyla beraber olmaktan gayet mutludurlar. Leyla’da bunlardan biridir.Bu nazik kızlarımız Kuvayi Milliyetçileri yabani dağ insanı olarak görmekte,hatta tiksinmektedirler.Leyla’ya aşık olan Necdet ise bağımsızlıktan umudunu kesmiş,olaylara sadece seyirci kalmıştır.Sevdiği kızın işgalci subaylarla olan yakınlığını görür fakat görmezden gelir,hatta o da bu subayların çevresinde oluşan yüksek sosyeteye katılır.Oysa Necdet’in arkadaşı Cemil bir şeyler yapmak gerektiğini düşünür ve Kuvayi Milliyecilere katılır ve sonunda şehit olur.Fakat o değeri bilinmez insanlardandır,vatan o ve onun gibilerinin kanlarıyla hayat bulmuştur.Vatanın ayakları aslında bağımsızlık savaşında ayaklarını yitiren gazilerimizindir.Onlar her bir uzuvunu kaybederken vatan yeniden el ayak sahibi olmuştur.<br />
<br />
                         İstanbul’un bu şaşalı hayatı çok kısa sürer.Ezilmiş Anadolu insanının özlediği gün gelir.Bir gece Kuvayi Milliyeciler karanlığın içine akın eden ışık hizmeleri gibi akın ederler şehre.<br />
<br />
                         Leyla,o eski hayatlarının mahvettiği için bu büyük savaşçıları nefretle karşılar.Necdet ise artık bu İngilizler tarafından kullanılmış vatanperverlik duygusundan yoksun kızdan soğumuştur.<br />
<br />
                         Leyla dudaklarını Necdet’in dudaklarına uzatır.Necdet onu kucaklar ve bir köşeye bırakır. Dudaklarında bir kimyevi maddenin “rujun” yavan tadıyla bağımsız İstanbul’a katılır. Ve bu aşkın bittiği yerde roman da son bulur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Solan Umut [Kerime Nadir&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-solan-umut-kerime-nadir.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:26:39 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-solan-umut-kerime-nadir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Romanda bir genç kızın hayatından bahs ediliiyor.Başka bir söylenişle desek ,bu genç kızın  hayatında baş veren olaylardan bahs edilmektedir.Olaylar İstanbul’un bir semti olan Tarabya’da geçiyor.Romandaki bu genç kızın ismi Sitare’dir.<br />
<br />
Sıcak bir yaz günü idi.İstinye koynunun durgun sularında hafif bir iz bırakarak kayan sandal kıyıya yanaşır yanaşmaz Sitare karaya atladı.Daha sonra sandalcıya para verdikten sonra yola koyuldu.Gideceği yer Mavi              Köşk’te yaşayan bir profesörün evi idi.Bu profesör Ferruh Tayyip Bey idi.Ona ilgi duyan insanlar profesörü gazetelerdeki yazısından ve radyodaki konuşmasından tanıyorlardı.Sitare de bu indanlardan birisi idi.Kendisi profesöre çok hayrandı.Bu hayranlığından dolayı profesörü sık sık ziyaret eder ve ona olan bağlılığı gittikçe artardı.Sitare Mavi Köşke yaptığı ziyaretler sırasında profesörün ailesini de yakından tanımış oldu.<br />
<br />
Profesörün büyük oğlu Salim üç seneden beri Fransa’da tabii ilimler tahsil ediyor.Selim ise daha lisede öğrenci idi.Küçük kızı Belma da henüz orta okula devam ediyordu.Ferruh Bey’in eşi Fetanet Hanım da kocasını ve çocuklarını çok seven birisi idi.<br />
<br />
         Ferruh Bey de kendisine bu kadar ilgi duyan genç kıza git gide ilgi duymaya başlıyordu.Zaman geçtikçe Sitare’nin ailesi de profesörün ailesini tanımaya başlıyor ve zaman zaman karşılıklı olarak bir birlerini ziyaret ediyorlardı.<br />
<br />
         Profesörün büyük oğlu Fransa’daki tahsilini bitirdikten sonra  ailesine geri dönüyor ve Sitare’nin ablası olan Cevale ile evleniyor.Böylece iki aile arasında olan bağ daha da güçleniyordu.Gerçekleşmiş olan bu olay Sitare’nin ağabeyi Cavit’I ve annesi Behim hanımı çok mutlu etmiştir.Cavit kendisi Hava Kuvvetlerinde subay idi.Geçirdiği uçak kazasından dolayı yataktan kalkamıyordu.Çok yakın meslek arkadaşı olan turfut hiç onu yalnız bırakmazdı ve onunla çok yakından ilgilenirdi.<br />
<br />
         Bu sıralarda Sitare tahsilini bitirmiş durumdaydı.Evlerine sık sık gelen Turgut ilk bakışta Sitare’den hoşlanmıştı.Uzun zaman geçmeden Turgut Sitare’ni ailesinden istemeğe geldi.Bu teklifi Sitare’nin dışında herkes sevinçle karşıladı.Sitare’nin bu teklifi kabul etmemesinin sebebi profesör Ferruh Bey’e olan bağlılığı idi.Ondan bir an olsun bile uzakta yaşamak istemiyordu.Sitare başından geçen bu olayları profesöre anlattığı zaman Ferruh Bey çok şaşırıyor.Profesör genç kızdan bu teklifi kabul etmesini istiyor.Aynı zamanda Turgut’un kendisine iyi bir koca olacağını da söylüyor.<br />
<br />
Sonunda Ferruh Bey Sitare’yi ikna edebiliyor ve genç kız üzgün bir şekilde teklifi kabul ediyor.Turgut bu haberi öğrenince çok seviniyor ve bu sevinci arkadaşı Cavitle de paylaşıyor.<br />
<br />
         Düğün zamanı geldi ve iki genç evlendi.Turgut görevini İzmir’de yaptığından dolayı Sitare’yi de oraya götürmek zorunda idi.Turgut’un ablası onu çok sevdiği için İzmir’de Karşıyaka’daki evini ona vermiştir.Sitare’yi de o eve götürecekti.Fakat  o bu haberi duyunca daha çok üzüldü.Çünkü Ferruh Bey’den ve İstanbul’dan ayrılmak onun için ıstırap haline gelmişti.Sitare ne olursa olsun kocasını yalnız bırakmamak için İzmir’e gitmek zorunda idi.Turgut karısını üzmemek için ve onu mutlu etmek için elinden gelen herşeyi yapıyordu.Ama yine de karısı İzmir’deki küçük evlerinde bile üzüntüsüne devam ettiriyordu.Karısının daha fazla üzülmemesi için onu İstanbul’a gönderiyor.Sitare İstanbul’da evlerine gitmeden önce profesörü ziyaret etmek için Mavi Köşk’e gidiyor.Fakat Sitare Ferruh Bey’i evde bulamıyor.Profesörün Mısır’a gittiğini öğreniyor ve çok üzgün şekilde İstanbul’daki evlerine gidiyor ve Sitare burada birkaç ay hasta kalıyor.Sağlığına kavuşunca İzmir’e geri dönüyor.Uzun bir süre geçtikten sonraprofesörün eşinin rahmetine kavuştuğunu öğreniyor.Sitare tekrar kocasından izin alarak İstanbul’a gidiyor ve Ferruh Bey’in Mavi Köşk’te yalnız kaldığını görüyor.Daha sonra bir biriyle sohbet ediyorlar.Sohbet esnasında profesör Sitare’yi çok sevdiğini fakat bazen de ona bazı şeyleri yalan söylediğni söylüyor.Sitare bunları duydukta çok şaşırıyor ve profesöre artık sizinle sadece arkadaş olarak kalmak istiyorum diyor.Ardından İzmir’e kocasının yanına geri dönüyor.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Romanda bir genç kızın hayatından bahs ediliiyor.Başka bir söylenişle desek ,bu genç kızın  hayatında baş veren olaylardan bahs edilmektedir.Olaylar İstanbul’un bir semti olan Tarabya’da geçiyor.Romandaki bu genç kızın ismi Sitare’dir.<br />
<br />
Sıcak bir yaz günü idi.İstinye koynunun durgun sularında hafif bir iz bırakarak kayan sandal kıyıya yanaşır yanaşmaz Sitare karaya atladı.Daha sonra sandalcıya para verdikten sonra yola koyuldu.Gideceği yer Mavi              Köşk’te yaşayan bir profesörün evi idi.Bu profesör Ferruh Tayyip Bey idi.Ona ilgi duyan insanlar profesörü gazetelerdeki yazısından ve radyodaki konuşmasından tanıyorlardı.Sitare de bu indanlardan birisi idi.Kendisi profesöre çok hayrandı.Bu hayranlığından dolayı profesörü sık sık ziyaret eder ve ona olan bağlılığı gittikçe artardı.Sitare Mavi Köşke yaptığı ziyaretler sırasında profesörün ailesini de yakından tanımış oldu.<br />
<br />
Profesörün büyük oğlu Salim üç seneden beri Fransa’da tabii ilimler tahsil ediyor.Selim ise daha lisede öğrenci idi.Küçük kızı Belma da henüz orta okula devam ediyordu.Ferruh Bey’in eşi Fetanet Hanım da kocasını ve çocuklarını çok seven birisi idi.<br />
<br />
         Ferruh Bey de kendisine bu kadar ilgi duyan genç kıza git gide ilgi duymaya başlıyordu.Zaman geçtikçe Sitare’nin ailesi de profesörün ailesini tanımaya başlıyor ve zaman zaman karşılıklı olarak bir birlerini ziyaret ediyorlardı.<br />
<br />
         Profesörün büyük oğlu Fransa’daki tahsilini bitirdikten sonra  ailesine geri dönüyor ve Sitare’nin ablası olan Cevale ile evleniyor.Böylece iki aile arasında olan bağ daha da güçleniyordu.Gerçekleşmiş olan bu olay Sitare’nin ağabeyi Cavit’I ve annesi Behim hanımı çok mutlu etmiştir.Cavit kendisi Hava Kuvvetlerinde subay idi.Geçirdiği uçak kazasından dolayı yataktan kalkamıyordu.Çok yakın meslek arkadaşı olan turfut hiç onu yalnız bırakmazdı ve onunla çok yakından ilgilenirdi.<br />
<br />
         Bu sıralarda Sitare tahsilini bitirmiş durumdaydı.Evlerine sık sık gelen Turgut ilk bakışta Sitare’den hoşlanmıştı.Uzun zaman geçmeden Turgut Sitare’ni ailesinden istemeğe geldi.Bu teklifi Sitare’nin dışında herkes sevinçle karşıladı.Sitare’nin bu teklifi kabul etmemesinin sebebi profesör Ferruh Bey’e olan bağlılığı idi.Ondan bir an olsun bile uzakta yaşamak istemiyordu.Sitare başından geçen bu olayları profesöre anlattığı zaman Ferruh Bey çok şaşırıyor.Profesör genç kızdan bu teklifi kabul etmesini istiyor.Aynı zamanda Turgut’un kendisine iyi bir koca olacağını da söylüyor.<br />
<br />
Sonunda Ferruh Bey Sitare’yi ikna edebiliyor ve genç kız üzgün bir şekilde teklifi kabul ediyor.Turgut bu haberi öğrenince çok seviniyor ve bu sevinci arkadaşı Cavitle de paylaşıyor.<br />
<br />
         Düğün zamanı geldi ve iki genç evlendi.Turgut görevini İzmir’de yaptığından dolayı Sitare’yi de oraya götürmek zorunda idi.Turgut’un ablası onu çok sevdiği için İzmir’de Karşıyaka’daki evini ona vermiştir.Sitare’yi de o eve götürecekti.Fakat  o bu haberi duyunca daha çok üzüldü.Çünkü Ferruh Bey’den ve İstanbul’dan ayrılmak onun için ıstırap haline gelmişti.Sitare ne olursa olsun kocasını yalnız bırakmamak için İzmir’e gitmek zorunda idi.Turgut karısını üzmemek için ve onu mutlu etmek için elinden gelen herşeyi yapıyordu.Ama yine de karısı İzmir’deki küçük evlerinde bile üzüntüsüne devam ettiriyordu.Karısının daha fazla üzülmemesi için onu İstanbul’a gönderiyor.Sitare İstanbul’da evlerine gitmeden önce profesörü ziyaret etmek için Mavi Köşk’e gidiyor.Fakat Sitare Ferruh Bey’i evde bulamıyor.Profesörün Mısır’a gittiğini öğreniyor ve çok üzgün şekilde İstanbul’daki evlerine gidiyor ve Sitare burada birkaç ay hasta kalıyor.Sağlığına kavuşunca İzmir’e geri dönüyor.Uzun bir süre geçtikten sonraprofesörün eşinin rahmetine kavuştuğunu öğreniyor.Sitare tekrar kocasından izin alarak İstanbul’a gidiyor ve Ferruh Bey’in Mavi Köşk’te yalnız kaldığını görüyor.Daha sonra bir biriyle sohbet ediyorlar.Sohbet esnasında profesör Sitare’yi çok sevdiğini fakat bazen de ona bazı şeyleri yalan söylediğni söylüyor.Sitare bunları duydukta çok şaşırıyor ve profesöre artık sizinle sadece arkadaş olarak kalmak istiyorum diyor.Ardından İzmir’e kocasının yanına geri dönüyor.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şıpsevdi [Hüseyin Rahmi Gürpınar&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-sipsevdi-huseyin-rahmi-gurpinar.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:26:00 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-sipsevdi-huseyin-rahmi-gurpinar.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #006400;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-weight: bold;">Romanda anlatılan, alafrangalık budalası züppe bir tip olan Meftun’dur. Paris’ten dönünce, oradaki yaşamını köşkte de sürdürmeye çalışır, köşktekilere alafrangalık dersleri vermeye kalkar. Daha da zen­ginleşmek için pinti ve zengin Kasım Efendi’nin kızı Edibe Hamm’la evlenmeyi düşünür. “Piyango’dan para çıktı” diyerek onunla evlenir. Bu arada Kasım Bey’in oğlu Mahir de, Meftun’un kız kardeşi Lebibe ile sevişmektedir. Sonunda cimri baba kızıyla oğlu­nun geçimini Meftun’a yıkar; kızını Mefbut’dan zorla ayırır. Meftun, Paris’e kaçar.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #006400;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-weight: bold;">Romanda anlatılan, alafrangalık budalası züppe bir tip olan Meftun’dur. Paris’ten dönünce, oradaki yaşamını köşkte de sürdürmeye çalışır, köşktekilere alafrangalık dersleri vermeye kalkar. Daha da zen­ginleşmek için pinti ve zengin Kasım Efendi’nin kızı Edibe Hamm’la evlenmeyi düşünür. “Piyango’dan para çıktı” diyerek onunla evlenir. Bu arada Kasım Bey’in oğlu Mahir de, Meftun’un kız kardeşi Lebibe ile sevişmektedir. Sonunda cimri baba kızıyla oğlu­nun geçimini Meftun’a yıkar; kızını Mefbut’dan zorla ayırır. Meftun, Paris’e kaçar.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Toprak Uyanırsa [Şevket Süreyya AYDEMİR&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-toprak-uyanirsa-sevket-sureyya-aydemir.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:25:31 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-toprak-uyanirsa-sevket-sureyya-aydemir.html</guid>
			<description><![CDATA[Olayın içinde geçen öğretmen,aslında emekli olmuş vurdumduymaz bir öğretmendir.Fakat emekli olduktan sonra zamanını bunca sene ne kadar boş şeyler içinde harcadığını anlar.Emekli olmadan önce kurduğu hayallerin hiçbiri gerçekleşmez.eğitim müdürü ile konuşmaya gider.eğitim müdürü ona bir köyde öğreymenlik yapabileceği müjdesini verir.gittiği köy tahmininden kötü çıkar.geri dönmek ister fakat bunu yapamaz.çünkü,oradaki insanları çok sevmiştir ve onlar için birşeyler yapmak ister.köyde ilk olarak ilgilendiği yer okuldur.daha sonra köyün başına dert olan bataklığı kurutur.bunları yaparkende başından birçok olay geçer.köyü çok iyi bir duruma getirir.öyle ki artık köye yabancılar gelmeye başlar.insanlar iş sahibi olurlar.öğretmen hayatının en verimli yıllarını burada geçirir.köyde köy odaları açılır,bir eğitim seferberliği başlar.köyde yıllardır yapılamayan nüfus sayımı bile yapılır.artık ekmeksizköy için yeni ufuklar açılmıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Olayın içinde geçen öğretmen,aslında emekli olmuş vurdumduymaz bir öğretmendir.Fakat emekli olduktan sonra zamanını bunca sene ne kadar boş şeyler içinde harcadığını anlar.Emekli olmadan önce kurduğu hayallerin hiçbiri gerçekleşmez.eğitim müdürü ile konuşmaya gider.eğitim müdürü ona bir köyde öğreymenlik yapabileceği müjdesini verir.gittiği köy tahmininden kötü çıkar.geri dönmek ister fakat bunu yapamaz.çünkü,oradaki insanları çok sevmiştir ve onlar için birşeyler yapmak ister.köyde ilk olarak ilgilendiği yer okuldur.daha sonra köyün başına dert olan bataklığı kurutur.bunları yaparkende başından birçok olay geçer.köyü çok iyi bir duruma getirir.öyle ki artık köye yabancılar gelmeye başlar.insanlar iş sahibi olurlar.öğretmen hayatının en verimli yıllarını burada geçirir.köyde köy odaları açılır,bir eğitim seferberliği başlar.köyde yıllardır yapılamayan nüfus sayımı bile yapılır.artık ekmeksizköy için yeni ufuklar açılmıştır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zambaklar Açarken [Kerime NADİR&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-zambaklar-acarken-kerime-nadir.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:24:54 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-zambaklar-acarken-kerime-nadir.html</guid>
			<description><![CDATA[Herşey o mektupla başlamıştı.Otele geldiğinde, geniş koltuklardan birine oturdu.Dogrusunu söylemek gerekirse, önce bu işi muzip oğlunun bir şakası sanmıştı.Fakat otelin kayıt defterindeki o oda ayırttırılmış ve isimde aynı şahsa aitti.O an başından aşağı soğuk terler boşalıvermişçesine yerinden fırladı ve doğruca 216 numaralı odanın önüne gitti.Kapıda rahatsız etmeyin yazısını görünce bu işi yarına bırakmaya karar verdi.Akşam otelin barına gittiğinde genç güzel bir kız alkolün vermiş olduğu etki ile üstündekileri tek tek çıkartıyor ve Oğuz Bey’e öpücükler atıyordu.Buna daha fazla dayanamayarak odasının yolunu tuttu.Ertesi sabah tekrar odanın önüne gidip kapıyı çaldığında, içerden gelen küstah cevaplar iyice sinirini bozmaya yetmişti.İçerdeki o ses, kapıyı açtığında büyük bir şok yaşadı.Ona bakan yüz, akşam barda üstünü başını çıkartıp dans eden kızın ta kendisi idi.o anda oğlunun niye böyle bir işe kalkıştığını düşünerek kızgın bir şekilde hazırlanmasını söyleyerek buradan gideceklerini söyledi.Çiftliklerinin yolunu tutarken ikiside konuşmuyor,gözlerini yoldan ayırmıyorlardı.Derken Perran özür dilercesine bir şeyler mırıldanıyordu.Fakat hiç bozuntuya vermeden yoluna devam eden Oğuz Bey, çiftliğe geldiklerinde evin işlerine bakan  İclal Hanıma onu tanıştırmak için ağzını açtı.İclal Hanım da onu pek sevmemiş olacak ki yüzü bir karış açık şekilde işlerim var diyerek oradan uzaklaştı.Bu huzursuzluk devam ederken yanına gelen Perran,özür diliyor ve böyle çılgınlıkların bir daha olmayacağını tekrarlayarak Oğuz Bey’in gönlünü almaya çalışıyordu.Bundan sonra,aralarında büyük bir yakınlaşma başlıyor ve sık sık çiftlikten uzak,geceleyin geri dönmeyen geziler başlıyordu.Bu durum gelinini önceden tanıştımış olduğu yakın arkadaşı, Sabir; halası, Tomris Albat ve ev halkını rahatsız ederdi.Bu geziler,bu yakınlaşma yanlış anlaşılmaya neden oluyor olmalı ki Sabir, Oğuz Bey’İn odasına girerek ona tehditler savuruyordu.”Oğlunun karısıyla nasıl böyle bir ilişkide bulunabilirsin?”gibi sözler sarfettiğinde sorun anlaşılmıştı.Oysaki bu ilişki aralarında kurmuş oldukları büyük dostluktan başka birşey değildi.Onu tersleyerek odadan çıkmasını sağladı.Ertesi sabah Perran ile çıkmış oldukları at gezisinde büyük bir patlama duyuldu ve ardından Sabir çalılıkların arasından görüldü.Anlaşılan av merakı devam ediyordu.Ama neredeyse ikisinden birini vuracaktı .Eve döndüklerinde oğlundan gelen telgrafta, ilk uçakla geliyor olduklarını yazıyordu.Hava alanına vardıklarında büyük bir seyirci kitlesi futbol kafilesini bağrına basıyordu.Tabi bunların içerisinde oğlu da vardı.Oğlu Mete koşarak yanlarına geldi ve tek tek herkese sarıldı.Perran buna pek sevinmemiş gözüküyordu.Anlaşılan aramızdaki o muhteşem dostluğun bozulmasından korkuyordu.O sırada uçağın kapısında bir kadın belirdi ve Mete babasına  onu işaret ederek “İşte karınız babacığım” diyordu.O boşanmak üzere olup ne zamandır görmediği karısı  Mediha oğlunun mürveti için geri dönmüş ve halası Tomris sayesinde boşanma kayıtlarını iptal ettirmişti.Oğuz Bey Mediha soğuk bir şekilde karşıladı.Çünkü her zaman ki gibi işlerine karışacak ve onu bir kölesi gibi kullanmaya devam edecek kendini beğenmiş biriydi.Sabir anlatmış olacak ki o da Perran’ı görünce pek sevinmemiş olduğu yüzünden okunabiliyordu.Çiftliğe gittiğinde Mete arkadaşlarını çağırdığını ve karısı ile birlikte yurt dışına giderek orada bir takıma transfer olmak istediğini söyledi.Perhan buna karşı çıkarak hiçbir yere gitmeyeceğini söylüyor Mete de onu yatıştırmaya çalışıyordu.O akşam beraber dışarı çıkan Mete ve karısı eve döndüklerinde Mete yalnızdı.Mete’nin ağzını bıçak açmıyordu.Perran’ı bulmaya gittiğinde Mete’den boşanmak istediğini söylüyordu.Bu çok iddialı bir söz idi.Perran konuşmaya başladı.Yurt dışına gitmek isteyişinin sebebinin zenci bir metresinin olduğu idi.Bu arada Mete yurt dışına gitmiş ve bir ön anlaşma imzaladığının haberi gelmişti bile.Bunun üzerine Perran ‘ı çiftliğe getiren Oğuz Bey,evde Sabir ve karısının asık suratlarıyla karşılaştı.Ertesi sabah yine atla geziye çıkmaya karar verdiler.O gün zambakalar daha da büyümüş ve güzelleşmişlerdi.Şelalenin önüne geldiklerinde yine korkunç bir patlama ve Perran atın üstünden düşüyordu.O sırada Sabir çalılıklar arasından çıkarken Mete’nin namusunu kurtardığını haykırıyordu.Oğuz Bey acele bir şekilde Perran’ ı kucaklayarak anayolu bulmaya çalışıyordu.Ama bir türlü kafasını toplayıpta doğru yolu bulamıyordu.Bulduğunda da zaten iş işten geçmiş,Perran ölmüştü.Onun mezarını zambak bahçesinin ortasına yaptırdı.Ölüm haberini alan Mete, soluğu çiftlikte almış ve haberin doğruluğunun araştırıyordu.Gerçeği öğrenince yıkıldı ve onu annesinin yanına götürmek istediğini ve Sabirin de orda olduğunu söyledi.Bu büyük bir fırsat idi onun için.Eve gittiklerinde Sabir her zaman ki gibi içiyordu.Onu görür görmez katil diye üzerine saldıran Oğuz Bey’i gören oğlu Mete donup kalmış ve olayı yorumlamaya çalışıyordu.O anda herkes büyük bir şok içinde iken Mediha ilk uçakla onu yurtdışına kaçıracağını söyledi.Bunu duyan Mete babasının göstermiş olduğu tepkiyi tekrarlayarak Sabir’in üstüne yürüdü.O sırada Mediha “O senin gerçek baban” diyerek babası olduğunu yüzüne vurdu.”Onun gibi bir kadından başka bir şey beklenmez.” diyen Oğuz Bey kapıyı vurup çıktı.Arkasından metenin sesi duyuldu.Bunca sene babalık yapan Oğuz Bey’i bırakıpta başka birinin oğlu olmak onun onuruna dokunurdu.Olup biten her şey onlar  için bir rüyadan ibaretti sadece.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Herşey o mektupla başlamıştı.Otele geldiğinde, geniş koltuklardan birine oturdu.Dogrusunu söylemek gerekirse, önce bu işi muzip oğlunun bir şakası sanmıştı.Fakat otelin kayıt defterindeki o oda ayırttırılmış ve isimde aynı şahsa aitti.O an başından aşağı soğuk terler boşalıvermişçesine yerinden fırladı ve doğruca 216 numaralı odanın önüne gitti.Kapıda rahatsız etmeyin yazısını görünce bu işi yarına bırakmaya karar verdi.Akşam otelin barına gittiğinde genç güzel bir kız alkolün vermiş olduğu etki ile üstündekileri tek tek çıkartıyor ve Oğuz Bey’e öpücükler atıyordu.Buna daha fazla dayanamayarak odasının yolunu tuttu.Ertesi sabah tekrar odanın önüne gidip kapıyı çaldığında, içerden gelen küstah cevaplar iyice sinirini bozmaya yetmişti.İçerdeki o ses, kapıyı açtığında büyük bir şok yaşadı.Ona bakan yüz, akşam barda üstünü başını çıkartıp dans eden kızın ta kendisi idi.o anda oğlunun niye böyle bir işe kalkıştığını düşünerek kızgın bir şekilde hazırlanmasını söyleyerek buradan gideceklerini söyledi.Çiftliklerinin yolunu tutarken ikiside konuşmuyor,gözlerini yoldan ayırmıyorlardı.Derken Perran özür dilercesine bir şeyler mırıldanıyordu.Fakat hiç bozuntuya vermeden yoluna devam eden Oğuz Bey, çiftliğe geldiklerinde evin işlerine bakan  İclal Hanıma onu tanıştırmak için ağzını açtı.İclal Hanım da onu pek sevmemiş olacak ki yüzü bir karış açık şekilde işlerim var diyerek oradan uzaklaştı.Bu huzursuzluk devam ederken yanına gelen Perran,özür diliyor ve böyle çılgınlıkların bir daha olmayacağını tekrarlayarak Oğuz Bey’in gönlünü almaya çalışıyordu.Bundan sonra,aralarında büyük bir yakınlaşma başlıyor ve sık sık çiftlikten uzak,geceleyin geri dönmeyen geziler başlıyordu.Bu durum gelinini önceden tanıştımış olduğu yakın arkadaşı, Sabir; halası, Tomris Albat ve ev halkını rahatsız ederdi.Bu geziler,bu yakınlaşma yanlış anlaşılmaya neden oluyor olmalı ki Sabir, Oğuz Bey’İn odasına girerek ona tehditler savuruyordu.”Oğlunun karısıyla nasıl böyle bir ilişkide bulunabilirsin?”gibi sözler sarfettiğinde sorun anlaşılmıştı.Oysaki bu ilişki aralarında kurmuş oldukları büyük dostluktan başka birşey değildi.Onu tersleyerek odadan çıkmasını sağladı.Ertesi sabah Perran ile çıkmış oldukları at gezisinde büyük bir patlama duyuldu ve ardından Sabir çalılıkların arasından görüldü.Anlaşılan av merakı devam ediyordu.Ama neredeyse ikisinden birini vuracaktı .Eve döndüklerinde oğlundan gelen telgrafta, ilk uçakla geliyor olduklarını yazıyordu.Hava alanına vardıklarında büyük bir seyirci kitlesi futbol kafilesini bağrına basıyordu.Tabi bunların içerisinde oğlu da vardı.Oğlu Mete koşarak yanlarına geldi ve tek tek herkese sarıldı.Perran buna pek sevinmemiş gözüküyordu.Anlaşılan aramızdaki o muhteşem dostluğun bozulmasından korkuyordu.O sırada uçağın kapısında bir kadın belirdi ve Mete babasına  onu işaret ederek “İşte karınız babacığım” diyordu.O boşanmak üzere olup ne zamandır görmediği karısı  Mediha oğlunun mürveti için geri dönmüş ve halası Tomris sayesinde boşanma kayıtlarını iptal ettirmişti.Oğuz Bey Mediha soğuk bir şekilde karşıladı.Çünkü her zaman ki gibi işlerine karışacak ve onu bir kölesi gibi kullanmaya devam edecek kendini beğenmiş biriydi.Sabir anlatmış olacak ki o da Perran’ı görünce pek sevinmemiş olduğu yüzünden okunabiliyordu.Çiftliğe gittiğinde Mete arkadaşlarını çağırdığını ve karısı ile birlikte yurt dışına giderek orada bir takıma transfer olmak istediğini söyledi.Perhan buna karşı çıkarak hiçbir yere gitmeyeceğini söylüyor Mete de onu yatıştırmaya çalışıyordu.O akşam beraber dışarı çıkan Mete ve karısı eve döndüklerinde Mete yalnızdı.Mete’nin ağzını bıçak açmıyordu.Perran’ı bulmaya gittiğinde Mete’den boşanmak istediğini söylüyordu.Bu çok iddialı bir söz idi.Perran konuşmaya başladı.Yurt dışına gitmek isteyişinin sebebinin zenci bir metresinin olduğu idi.Bu arada Mete yurt dışına gitmiş ve bir ön anlaşma imzaladığının haberi gelmişti bile.Bunun üzerine Perran ‘ı çiftliğe getiren Oğuz Bey,evde Sabir ve karısının asık suratlarıyla karşılaştı.Ertesi sabah yine atla geziye çıkmaya karar verdiler.O gün zambakalar daha da büyümüş ve güzelleşmişlerdi.Şelalenin önüne geldiklerinde yine korkunç bir patlama ve Perran atın üstünden düşüyordu.O sırada Sabir çalılıklar arasından çıkarken Mete’nin namusunu kurtardığını haykırıyordu.Oğuz Bey acele bir şekilde Perran’ ı kucaklayarak anayolu bulmaya çalışıyordu.Ama bir türlü kafasını toplayıpta doğru yolu bulamıyordu.Bulduğunda da zaten iş işten geçmiş,Perran ölmüştü.Onun mezarını zambak bahçesinin ortasına yaptırdı.Ölüm haberini alan Mete, soluğu çiftlikte almış ve haberin doğruluğunun araştırıyordu.Gerçeği öğrenince yıkıldı ve onu annesinin yanına götürmek istediğini ve Sabirin de orda olduğunu söyledi.Bu büyük bir fırsat idi onun için.Eve gittiklerinde Sabir her zaman ki gibi içiyordu.Onu görür görmez katil diye üzerine saldıran Oğuz Bey’i gören oğlu Mete donup kalmış ve olayı yorumlamaya çalışıyordu.O anda herkes büyük bir şok içinde iken Mediha ilk uçakla onu yurtdışına kaçıracağını söyledi.Bunu duyan Mete babasının göstermiş olduğu tepkiyi tekrarlayarak Sabir’in üstüne yürüdü.O sırada Mediha “O senin gerçek baban” diyerek babası olduğunu yüzüne vurdu.”Onun gibi bir kadından başka bir şey beklenmez.” diyen Oğuz Bey kapıyı vurup çıktı.Arkasından metenin sesi duyuldu.Bunca sene babalık yapan Oğuz Bey’i bırakıpta başka birinin oğlu olmak onun onuruna dokunurdu.Olup biten her şey onlar  için bir rüyadan ibaretti sadece.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zeliş [NECATİ CUMALI&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-zelis-necati-cumali.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:24:28 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-zelis-necati-cumali.html</guid>
			<description><![CDATA[Zeliş, geçimlerini tütüncülük ile sağlayan bir ailenin kızıdır. Zeliş, bir gün, evde otururken, keçiler urganını koparır ve biraz uzakta oturan komşularının tarlasının bir bölümüne zarar verir. Zeliş keçisinin kaçtığını anlar ve etrafta onu arar. Keçilerinin girdiği tarlada Cemal isimli bir genç ile tanışır. Birbirlerinden etkilenirler. Sürekli birbirlerini düşünmekten kendilerini alıkoyamazlar. Fakat Zeliş’in babası Recep, Zeliş’i arkadaşı Bekir ile evlendirmeye söz vermiştir. Aslında Bekir’e borçludur ve bu yüzden Zeliş’i Bekir’e vermek istemektedir. Zeliş ise bu olyların farkında değildir.<br />
<br />
O yöredeki halkın bir araya gelip eğlendikleri bir gece Zeliş ile Cemal sürekli gözgöze geldiler  ve birbirleri ile konuşabilmek için kendilerinde cesaret aradılar. Daha sonra kendilerini toparladılar ve kalabalıktan ayrılıp kimsenin olmadığı bir yerde bir araya geldiler. Recep ise Zeliş’i bir an önce Bekir ile evlendirmeyi planlamaktadır. O yörede yaşayan Yaşar adlı bir genç Zeliş ile Cemalin birbirlerni sevdiğini fark eder. Onları ayırabilmek için ortalığa bir çok  dedikodu yayar. Bekir ise söylentilere oldukça kızmıştır. Zeliş’in ona karşı davranışları ise söylentileri doğrulamaktadır.<br />
<br />
Cemal  ile Zeliş köydeki dedikodular yüzünden aileleri tarafından sıkıştırılmışlardır. Bu yüzden de mektuplaşmaya başlarlar. Bir süre sonra Cemal’in Zeliş’i kaçıracağı dedikodusu bütün yöreyi sardı. Bu sırada o yörede sevilmeyen Fehmi Has isimli birisi  ve  Yaşar, Bekir’i Zeliş’i kaçırmak konusunda ikna ettiler. Zeliş’im babası kaçırma işinin kendisinin göremeyeceği bir yerde gerçekleşirse bu olaya göz yumacağını söyler. Böylece babası da kızının  kaçırılmasına izin verdi dedirtmeyecekti.<br />
<br />
Bekir ve arkadaşları bu planı kurarak araba bulmuşlardı. Zeliş’i kaçırmak için evden uzaklaşmasını bekliyorlardı. Zeliş’in kardeşi Rabiya ise arabayı görmüş, koşturarak kaçırılacağını ablasına haber vermişti. Zeliş ise evden çıkıp doğruca Cemal’in evine koşmaya başladı. Cemali bir an önce bulup kaçmaları gerekiyordu. Cemal, Zeliş’in koşturarak geldiğini görmüş ve durumu anlamıştı. Cemal Zeliş’in kolundan tutup dağlara doğru kaçmaya başladılar. Gözden kaybolduklarında akşam olmuştu. Cemal geceyi geçirebilmek için bir tanıdık bulması gerektiğine karar verdi. Geceyi askerde olan çocukluk arkadaşının evinde geçirmeye karar verdiler. Bekir ve arkadaşları Cemal hakkında suç duyurusunda bulundular. Cemal’in bu işi babası ile planladığını ve Cemal ile babasının kızı birlikte kaçırdıklarını söylediler. Böylece Cemal’in babasını hapse attırıp Cemal’i ortaya çıkarmayı planlıyorlardı. Fakat olaylar onların istediği gibi gitmedi. Cemal’in babası onu çok seven bir arkadaşı sayesinde hapisten çıkarıldı.<br />
<br />
Zeliş ile Cemal ise zengin bir çiftçinin yanında çalışmaya başladılar. Onlara işveren bu adam bir süre sonra onların evden kaçtıklarını anlar ve onları jandarmaya ihbar eder. Jandarma Cemal’i tutuklar ve hapse atar.<br />
<br />
Cemal’in duruşmasında Zeliş, Bekir ve arkadaşlarının bütün yaptıklarını anlatır. Bu olaylara seyirci olan iki ailenin tanıdıkları Recep’i  şikayetini geri çekmesi  için ikna ederler. Böylece Cemal kurtuldu ve Zeliş ile evlendiler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Zeliş, geçimlerini tütüncülük ile sağlayan bir ailenin kızıdır. Zeliş, bir gün, evde otururken, keçiler urganını koparır ve biraz uzakta oturan komşularının tarlasının bir bölümüne zarar verir. Zeliş keçisinin kaçtığını anlar ve etrafta onu arar. Keçilerinin girdiği tarlada Cemal isimli bir genç ile tanışır. Birbirlerinden etkilenirler. Sürekli birbirlerini düşünmekten kendilerini alıkoyamazlar. Fakat Zeliş’in babası Recep, Zeliş’i arkadaşı Bekir ile evlendirmeye söz vermiştir. Aslında Bekir’e borçludur ve bu yüzden Zeliş’i Bekir’e vermek istemektedir. Zeliş ise bu olyların farkında değildir.<br />
<br />
O yöredeki halkın bir araya gelip eğlendikleri bir gece Zeliş ile Cemal sürekli gözgöze geldiler  ve birbirleri ile konuşabilmek için kendilerinde cesaret aradılar. Daha sonra kendilerini toparladılar ve kalabalıktan ayrılıp kimsenin olmadığı bir yerde bir araya geldiler. Recep ise Zeliş’i bir an önce Bekir ile evlendirmeyi planlamaktadır. O yörede yaşayan Yaşar adlı bir genç Zeliş ile Cemalin birbirlerni sevdiğini fark eder. Onları ayırabilmek için ortalığa bir çok  dedikodu yayar. Bekir ise söylentilere oldukça kızmıştır. Zeliş’in ona karşı davranışları ise söylentileri doğrulamaktadır.<br />
<br />
Cemal  ile Zeliş köydeki dedikodular yüzünden aileleri tarafından sıkıştırılmışlardır. Bu yüzden de mektuplaşmaya başlarlar. Bir süre sonra Cemal’in Zeliş’i kaçıracağı dedikodusu bütün yöreyi sardı. Bu sırada o yörede sevilmeyen Fehmi Has isimli birisi  ve  Yaşar, Bekir’i Zeliş’i kaçırmak konusunda ikna ettiler. Zeliş’im babası kaçırma işinin kendisinin göremeyeceği bir yerde gerçekleşirse bu olaya göz yumacağını söyler. Böylece babası da kızının  kaçırılmasına izin verdi dedirtmeyecekti.<br />
<br />
Bekir ve arkadaşları bu planı kurarak araba bulmuşlardı. Zeliş’i kaçırmak için evden uzaklaşmasını bekliyorlardı. Zeliş’in kardeşi Rabiya ise arabayı görmüş, koşturarak kaçırılacağını ablasına haber vermişti. Zeliş ise evden çıkıp doğruca Cemal’in evine koşmaya başladı. Cemali bir an önce bulup kaçmaları gerekiyordu. Cemal, Zeliş’in koşturarak geldiğini görmüş ve durumu anlamıştı. Cemal Zeliş’in kolundan tutup dağlara doğru kaçmaya başladılar. Gözden kaybolduklarında akşam olmuştu. Cemal geceyi geçirebilmek için bir tanıdık bulması gerektiğine karar verdi. Geceyi askerde olan çocukluk arkadaşının evinde geçirmeye karar verdiler. Bekir ve arkadaşları Cemal hakkında suç duyurusunda bulundular. Cemal’in bu işi babası ile planladığını ve Cemal ile babasının kızı birlikte kaçırdıklarını söylediler. Böylece Cemal’in babasını hapse attırıp Cemal’i ortaya çıkarmayı planlıyorlardı. Fakat olaylar onların istediği gibi gitmedi. Cemal’in babası onu çok seven bir arkadaşı sayesinde hapisten çıkarıldı.<br />
<br />
Zeliş ile Cemal ise zengin bir çiftçinin yanında çalışmaya başladılar. Onlara işveren bu adam bir süre sonra onların evden kaçtıklarını anlar ve onları jandarmaya ihbar eder. Jandarma Cemal’i tutuklar ve hapse atar.<br />
<br />
Cemal’in duruşmasında Zeliş, Bekir ve arkadaşlarının bütün yaptıklarını anlatır. Bu olaylara seyirci olan iki ailenin tanıdıkları Recep’i  şikayetini geri çekmesi  için ikna ederler. Böylece Cemal kurtuldu ve Zeliş ile evlendiler.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zeytindağı [Falih Rıfkı ATAY&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-zeytindagi-falih-rifki-atay.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:23:49 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-zeytindagi-falih-rifki-atay.html</guid>
			<description><![CDATA[Birinci Dünya Harbi patlak verdiğinde Falih Rıfkı yedek subay olarak orduya alınır ve Cemal Paşa’nın karargahına tayin olur. Cemal Paşa ile ilişkileri de burada gelişir.<br />
<br />
Kitabın ilk kısımlarında İttihat ve Terakki’den söz edilmiştir. İttihat ve Terakki içerisinde Cemal Paşa, Talat Paşa ve Enver Paşa en önemli simalardır. Cemal Paşa yenilikçiliği ile tanınmaktadır. Enver ve Talat Paşa’lar ise muhafazakar bir kişilik sergilemektedir. Enver Paşa’nın Turancılık fikirleri güçlüdür. Falih Rıfkı, Enver Paşa’nın bu fikirlerini benimsememekte ve Enver Paşa’yı diktatör olarak nitelemektedir. Türkiye’nin kurtuluşunun Enver Paşa gibilerden kurtulmakla mümkün olduğu düşüncesindedir. İttihat ve Terakki kendi içerisinde bölünmüş bir yapı sergilemektedir. Bir birlik ve beraberlik söz konusu değildir. Her liderin bir grubu vardır. Falih Rıfkı da Cemal Paşanın adamı damgasını taşımaktadır. Falih Rıfkı, İttihat ve Terakkinin bu yönünü yani fikir birliğinin bulunmayışını eleştirmektedir. Çünkü yaşanılan buhrandan kurtuluş ancak birlik ve beraberlikle mümkündür. Buna rağmen bilinçsiz yaklaşımlar, kişisel hesaplaşmalar İttihat ve Terakkiyi kendi kendisiyle uğraşan bir duruma düşürmüştür.<br />
<br />
Falih Rıfkı, Cemal Paşa ile beraber çalışmaya başladıktan sonra, olayları daha açık ve net bir şekilde görebilmektedir. Bir dönem, bir İmparatorluk yok olmaktadır. Yazar bunu sezinleyebilmektedir. Suriye, Filistin ve Hicaz’da yaşamış oldukları bir devrin çöküşünü gözler önüne sermektedir.<br />
<br />
Falih Rıfkı Osmanlı’nın bir kukla devlet olduğunu söylemektedir. Örneğin şöyle bir olay anlatılmakta; “Mahmut Şevket Paşa’yı öldüren Kavaklı Mustafa, memleketten kaçmaya muvaffak olmuştu. Bir Rus vapuruna binmişti. Fakat Osmanlının Rus sancağı taşıyan bir vapurdan bir kişiyi almaya hakkı yoktu. Bunun üzerine bir Osmanlı hükümeti görevlisi, Kavaklı Mustafa’yı gemiden kaçırır ve boğdurur. Bu olayı haber alan Ruslar, Kavaklı Mustafa’yı kaçıran zatı görevden aldırır ve bundan böyle devlet hizmetinde kullanılmamasını isterler ve istedikleri de olur.”<br />
<br />
Osmanlı, ümmetçilik fikri sebebiyle neredeyse üç kıtada egemen olmuştu. Bu coğrafyanın büyük bir kısmını Arapların yaşadıkları ülkeler kapsamaktaydı. Kudüs, Şam, Filistin, Hicaz gibi. Osmanlı sadece coğrafyada büyüyebilmişti. Çünkü, bu kazanılan toprakların hiçbirinin kültürlerine, dillerine, ticaretlerine ve maddiyatlarına egemen olunamamıştı. Hatta Osmanlı, Arapları Türkleştireceğine oradaki Türkler Araplaşmıştı.<br />
<br />
“Bu kıtaları ne sömürgeleştirmiş, ne de vatanlaştırmıştık.”<br />
<br />
Osmanlı İmparatorluğu buralarda, ücretsiz tarla ve sokak bekçisi idi. Eğer, medrese ve şuursuzluk devam etmiş olsaydı, Araplığın Anadolu içlerine kadar gireceğine şüphe yoktu. Osmanlı Emperyalizmi şu ana fikir üstünde kurulmuş bir hayal idi. “ Türk milleti kendi başına devlet yapamaz! “<br />
<br />
Osmanlı, Arap topraklarını alarak oraları bir bakıma imar ediyordu. Çünkü, Arap şeyhleri arasındaki kanlı savaşlar sonucunda Arap halkı mağdur oluyor ve maddi olarak da çöküntüye uğruyordu. Osmanlı geldiğinde ise bu şeyhleri uzlaştırıp sükuneti sağlıyor ve onlara belirli imtiyazlar veriyordu. Bir bakıma Osmanlı onlar için bir kurtuluş gibiydi. Buna rağmen Osmanlının güçsüz duruma düşmesini fırsat bilip hemen İngilizlerle, Fransızlarla anlaşmışlar ve Osmanlı’ yı arkadan vurmuşlardır. Osmanlı’ ya karşı görünüşte bağımlı olan Araplar her zaman kendi halifeliklerini istiyordu. Müslüman Araplar arasında Arap Halifeliği hükümeti peşinde olanlar vardı ve 1. Dünya savaşı çıktığında bu düşüncelerini gerçekleştirmek için ve İngilizlerin vereceklerini vaadettikleri imtiyazlardan dolayı Osmanlı’ ya ihanet etmişlerdi.<br />
<br />
Osmanlının Araplara vermiş olduğu haklar, onların küçük bir anlaşmazlıkta bile isyan etmelerini sağlıyordu. Cemal Paşa zamanında çıkmış olan bir kanun ile komutanlara eğer vatan müdafaası için zaruri görülürse idam hükümlerini yerine getirmesi yetkisi verilmişti. Yani isyanlar artık kanla bastırılıyordu.<br />
<br />
Cemal Paşanın bir amacı da Suriye’ yi Osmanlılaştırmaktır. Bu düşüncesini gerçekleştirmek için Suriye’ de modern okullar açtırmıştır. Bunun yanında bir de hicret eden Ermenileri, Suriye içlerine dağıtarak güçlenen Araplılığa karşı bir teminat olarak kullanıyordu. Hatta Ermenileri güçlendirmek için ev ve toprak bile verilmiştir.<br />
<br />
Falih Rıfkı Atay, Arapları anlatırken din sömürüsü konusuna da değinmiştir. Falih Rıfkı’ ya göre din sömürüsü bütün dinler için geçerlidir. “Medine dini mallaştırmış ve maddeleştirmiş bir Asya pazarıdır. Kudüs dini oyunlaştırmış bir Garp tiyatrosudur”. Araplar çok fakirdir. Kendi ülkelerinde; ata topraklarında hizmetçi konumuna düşmüşlerdir. Filistin ikiye ayrılmıştır. Eski Filistin Arapların,yani hizmetçilerin; yeni Filistin ise tüm güzelliği ve ihtişamıyla Yahudilerin. Din satışa sunulmaktadır. Hac dönemlerinde Araplar da Yahudiler de büyük kazanç elde etmek peşindedir.<br />
<br />
Osmanlı Devletinin Almanlarla beraber savaşa girmesinin en büyük nedeni İttihat ve Terakki yöneticilerinden Enver Paşa’ nın Alman hayranı olmasından kaynaklanıyordu.<br />
<br />
Birinci Dünya harbi sonucunda Tuna yukarısındaki iki İmparatorluk, Akdeniz kıyısındaki bir İmparatorluk ve Tuna kenarındaki bir krallık devrilmek üzereydi.<br />
<br />
Suriye ve Filistin’ de Almanların durduramadığı İngiliz seli yine bir Türk, fakat bu sefer öz bir kumandan, Mustafa Kemal tarafından Halep aşağısında tutulmuştur. Mustafa Kemal’ in orada seçtiği savunma hattı, Milli Misak’ taki Türkiye sınırıdır.<br />
<br />
Cemal Paşa’ nın yerine, Suriye’ de silahlı kuvvetlerin başına geçen Alman Fon Falkenhein bozgunu durduramadı ve Kudüs İngilizlerin eline geçti.<br />
<br />
Artık yalnız Anadolu ve İstanbul düşünülür. İmparatorluğa ve onun rüyalarına “Allahaısmarladık! “ denir.<br />
<br />
Artık Şam’ dan ayrılmak zamanı gelmiştir. Cemal Paşa İstanbul’ da istifa edecektir.<br />
<br />
Cemal Paşa harap Anadolu topraklarını gördükçe<br />
<br />
- “Keşke vazifem buralarda olsaydı, keşke o altın sağanağı ve enerji fırtınası, bu durgun, boş ve terkedilmiş vatan parçası üstünden geçseydi. Anadolu hepimize hınç ve güvensizlikle bakıyordu. Yüz binlerce çocuğunu memesinden sökerek alıp götürdüğümüz bu anaya şimdi kendimiz pişmanlığımızı getiriyoruz. Kumar oynadık ve kaybettik” diye düşünmektedir.<br />
<br />
Cemal Paşaya sorulan :<br />
<br />
- Paşam bu harbe niçin girdik? sorusuna cevap ilginçtir.<br />
<br />
- Aylık vermemek için! Hazine tamtakırdı. Para bulabilmek için ya bir tarafa boyun eğmeli, ya öbür tarafla birleşmeli idik.<br />
<br />
İlim, İhtisas ve tecrübe sahibi Mustafa Kemal, vatan ve istiklal düşüncesiyle milletin nesi var nesi yoksa yüzde kırkını vatan savunması için vermesi gerektiği düşüncesindedir.<br />
<br />
Sakarya, Dumlupınar, İzmir ve Lozan… hepsi böyle ödenmiştir.<br />
<br />
Mustafa Kemal büyük harbe girmek karşıtı idi: çünkü O kafa ve sanat adamı idi.<br />
<br />
Mustafa Kemal Kurtuluş Harbini bırakmak fikrinde asla bulunmadı : çünkü O vatan adamı idi.<br />
<br />
İşte bütün kitabın özü : İlim ve vatan adamı olunuz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Birinci Dünya Harbi patlak verdiğinde Falih Rıfkı yedek subay olarak orduya alınır ve Cemal Paşa’nın karargahına tayin olur. Cemal Paşa ile ilişkileri de burada gelişir.<br />
<br />
Kitabın ilk kısımlarında İttihat ve Terakki’den söz edilmiştir. İttihat ve Terakki içerisinde Cemal Paşa, Talat Paşa ve Enver Paşa en önemli simalardır. Cemal Paşa yenilikçiliği ile tanınmaktadır. Enver ve Talat Paşa’lar ise muhafazakar bir kişilik sergilemektedir. Enver Paşa’nın Turancılık fikirleri güçlüdür. Falih Rıfkı, Enver Paşa’nın bu fikirlerini benimsememekte ve Enver Paşa’yı diktatör olarak nitelemektedir. Türkiye’nin kurtuluşunun Enver Paşa gibilerden kurtulmakla mümkün olduğu düşüncesindedir. İttihat ve Terakki kendi içerisinde bölünmüş bir yapı sergilemektedir. Bir birlik ve beraberlik söz konusu değildir. Her liderin bir grubu vardır. Falih Rıfkı da Cemal Paşanın adamı damgasını taşımaktadır. Falih Rıfkı, İttihat ve Terakkinin bu yönünü yani fikir birliğinin bulunmayışını eleştirmektedir. Çünkü yaşanılan buhrandan kurtuluş ancak birlik ve beraberlikle mümkündür. Buna rağmen bilinçsiz yaklaşımlar, kişisel hesaplaşmalar İttihat ve Terakkiyi kendi kendisiyle uğraşan bir duruma düşürmüştür.<br />
<br />
Falih Rıfkı, Cemal Paşa ile beraber çalışmaya başladıktan sonra, olayları daha açık ve net bir şekilde görebilmektedir. Bir dönem, bir İmparatorluk yok olmaktadır. Yazar bunu sezinleyebilmektedir. Suriye, Filistin ve Hicaz’da yaşamış oldukları bir devrin çöküşünü gözler önüne sermektedir.<br />
<br />
Falih Rıfkı Osmanlı’nın bir kukla devlet olduğunu söylemektedir. Örneğin şöyle bir olay anlatılmakta; “Mahmut Şevket Paşa’yı öldüren Kavaklı Mustafa, memleketten kaçmaya muvaffak olmuştu. Bir Rus vapuruna binmişti. Fakat Osmanlının Rus sancağı taşıyan bir vapurdan bir kişiyi almaya hakkı yoktu. Bunun üzerine bir Osmanlı hükümeti görevlisi, Kavaklı Mustafa’yı gemiden kaçırır ve boğdurur. Bu olayı haber alan Ruslar, Kavaklı Mustafa’yı kaçıran zatı görevden aldırır ve bundan böyle devlet hizmetinde kullanılmamasını isterler ve istedikleri de olur.”<br />
<br />
Osmanlı, ümmetçilik fikri sebebiyle neredeyse üç kıtada egemen olmuştu. Bu coğrafyanın büyük bir kısmını Arapların yaşadıkları ülkeler kapsamaktaydı. Kudüs, Şam, Filistin, Hicaz gibi. Osmanlı sadece coğrafyada büyüyebilmişti. Çünkü, bu kazanılan toprakların hiçbirinin kültürlerine, dillerine, ticaretlerine ve maddiyatlarına egemen olunamamıştı. Hatta Osmanlı, Arapları Türkleştireceğine oradaki Türkler Araplaşmıştı.<br />
<br />
“Bu kıtaları ne sömürgeleştirmiş, ne de vatanlaştırmıştık.”<br />
<br />
Osmanlı İmparatorluğu buralarda, ücretsiz tarla ve sokak bekçisi idi. Eğer, medrese ve şuursuzluk devam etmiş olsaydı, Araplığın Anadolu içlerine kadar gireceğine şüphe yoktu. Osmanlı Emperyalizmi şu ana fikir üstünde kurulmuş bir hayal idi. “ Türk milleti kendi başına devlet yapamaz! “<br />
<br />
Osmanlı, Arap topraklarını alarak oraları bir bakıma imar ediyordu. Çünkü, Arap şeyhleri arasındaki kanlı savaşlar sonucunda Arap halkı mağdur oluyor ve maddi olarak da çöküntüye uğruyordu. Osmanlı geldiğinde ise bu şeyhleri uzlaştırıp sükuneti sağlıyor ve onlara belirli imtiyazlar veriyordu. Bir bakıma Osmanlı onlar için bir kurtuluş gibiydi. Buna rağmen Osmanlının güçsüz duruma düşmesini fırsat bilip hemen İngilizlerle, Fransızlarla anlaşmışlar ve Osmanlı’ yı arkadan vurmuşlardır. Osmanlı’ ya karşı görünüşte bağımlı olan Araplar her zaman kendi halifeliklerini istiyordu. Müslüman Araplar arasında Arap Halifeliği hükümeti peşinde olanlar vardı ve 1. Dünya savaşı çıktığında bu düşüncelerini gerçekleştirmek için ve İngilizlerin vereceklerini vaadettikleri imtiyazlardan dolayı Osmanlı’ ya ihanet etmişlerdi.<br />
<br />
Osmanlının Araplara vermiş olduğu haklar, onların küçük bir anlaşmazlıkta bile isyan etmelerini sağlıyordu. Cemal Paşa zamanında çıkmış olan bir kanun ile komutanlara eğer vatan müdafaası için zaruri görülürse idam hükümlerini yerine getirmesi yetkisi verilmişti. Yani isyanlar artık kanla bastırılıyordu.<br />
<br />
Cemal Paşanın bir amacı da Suriye’ yi Osmanlılaştırmaktır. Bu düşüncesini gerçekleştirmek için Suriye’ de modern okullar açtırmıştır. Bunun yanında bir de hicret eden Ermenileri, Suriye içlerine dağıtarak güçlenen Araplılığa karşı bir teminat olarak kullanıyordu. Hatta Ermenileri güçlendirmek için ev ve toprak bile verilmiştir.<br />
<br />
Falih Rıfkı Atay, Arapları anlatırken din sömürüsü konusuna da değinmiştir. Falih Rıfkı’ ya göre din sömürüsü bütün dinler için geçerlidir. “Medine dini mallaştırmış ve maddeleştirmiş bir Asya pazarıdır. Kudüs dini oyunlaştırmış bir Garp tiyatrosudur”. Araplar çok fakirdir. Kendi ülkelerinde; ata topraklarında hizmetçi konumuna düşmüşlerdir. Filistin ikiye ayrılmıştır. Eski Filistin Arapların,yani hizmetçilerin; yeni Filistin ise tüm güzelliği ve ihtişamıyla Yahudilerin. Din satışa sunulmaktadır. Hac dönemlerinde Araplar da Yahudiler de büyük kazanç elde etmek peşindedir.<br />
<br />
Osmanlı Devletinin Almanlarla beraber savaşa girmesinin en büyük nedeni İttihat ve Terakki yöneticilerinden Enver Paşa’ nın Alman hayranı olmasından kaynaklanıyordu.<br />
<br />
Birinci Dünya harbi sonucunda Tuna yukarısındaki iki İmparatorluk, Akdeniz kıyısındaki bir İmparatorluk ve Tuna kenarındaki bir krallık devrilmek üzereydi.<br />
<br />
Suriye ve Filistin’ de Almanların durduramadığı İngiliz seli yine bir Türk, fakat bu sefer öz bir kumandan, Mustafa Kemal tarafından Halep aşağısında tutulmuştur. Mustafa Kemal’ in orada seçtiği savunma hattı, Milli Misak’ taki Türkiye sınırıdır.<br />
<br />
Cemal Paşa’ nın yerine, Suriye’ de silahlı kuvvetlerin başına geçen Alman Fon Falkenhein bozgunu durduramadı ve Kudüs İngilizlerin eline geçti.<br />
<br />
Artık yalnız Anadolu ve İstanbul düşünülür. İmparatorluğa ve onun rüyalarına “Allahaısmarladık! “ denir.<br />
<br />
Artık Şam’ dan ayrılmak zamanı gelmiştir. Cemal Paşa İstanbul’ da istifa edecektir.<br />
<br />
Cemal Paşa harap Anadolu topraklarını gördükçe<br />
<br />
- “Keşke vazifem buralarda olsaydı, keşke o altın sağanağı ve enerji fırtınası, bu durgun, boş ve terkedilmiş vatan parçası üstünden geçseydi. Anadolu hepimize hınç ve güvensizlikle bakıyordu. Yüz binlerce çocuğunu memesinden sökerek alıp götürdüğümüz bu anaya şimdi kendimiz pişmanlığımızı getiriyoruz. Kumar oynadık ve kaybettik” diye düşünmektedir.<br />
<br />
Cemal Paşaya sorulan :<br />
<br />
- Paşam bu harbe niçin girdik? sorusuna cevap ilginçtir.<br />
<br />
- Aylık vermemek için! Hazine tamtakırdı. Para bulabilmek için ya bir tarafa boyun eğmeli, ya öbür tarafla birleşmeli idik.<br />
<br />
İlim, İhtisas ve tecrübe sahibi Mustafa Kemal, vatan ve istiklal düşüncesiyle milletin nesi var nesi yoksa yüzde kırkını vatan savunması için vermesi gerektiği düşüncesindedir.<br />
<br />
Sakarya, Dumlupınar, İzmir ve Lozan… hepsi böyle ödenmiştir.<br />
<br />
Mustafa Kemal büyük harbe girmek karşıtı idi: çünkü O kafa ve sanat adamı idi.<br />
<br />
Mustafa Kemal Kurtuluş Harbini bırakmak fikrinde asla bulunmadı : çünkü O vatan adamı idi.<br />
<br />
İşte bütün kitabın özü : İlim ve vatan adamı olunuz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yılanların Öcü [Fakir Baykurt&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-yilanlarin-ocu-fakir-baykurt.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:22:38 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-yilanlarin-ocu-fakir-baykurt.html</guid>
			<description><![CDATA[Bayram,köyünün doğru sözlü, bileği kuvvetli delikanlısıdır. Yıllarca bu köyde yaşamış,ömrünü bu topraklarda çalışmaya adamıştır. Az miktardaki toprağıyla geçinmeye,ürününün mahsülünü almak için uğraşır. Fakat birgün gelir köydeki arkadaşlarından birim olan Haceli,Bayram’ın evinin önündeki boş araziye ev yaptırmak ister. Bayram buna karşı çıkar. Köyün muhtarı bu boş arazinin satılmasına menfaati için,daha olaylar başlamadan önce karşı çıkmadığından,sürekli Haceli denilen o adama destek çıkmak zorunda kalır. İş öyle bir duruma varır ki muhtar Bayram’ı razı etmek için ayarladığı birkaç adamla dövdürtmek zorunda kalır. Buna rağmen Bayram hakkını savunur. Ve yanında her zaman ona destek çıkmış annesini bulur. Bu olaydan bir hafta sonra kaymakamın köye geleceği haberini duyan muhtar onu memnun etmek için bütün hazırlıkları yapar. Bayram’ın annesi haberi duyunca daha kaymakam gelmeden bir gün önce onun geleceği yolda,dövüldükten sonra sakat kalmış olan oğlunuda götürerek beklemeye başlar. Ve onu gördüğünde olup biten herşeyi anlatır. Kaymakam köye geldiğinde,köy muhtarı başta olmak üzere herkesi tersler. Bayram’ın evinin önüne ev yapılmaması için bir belge çıkartarak Bayram’a verir. Fakat,bu olayların şokunu üstümden atlatamayan Bayram’ın annesi delirir.<span style="font-family: Arial;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #6B8E23;"></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bayram,köyünün doğru sözlü, bileği kuvvetli delikanlısıdır. Yıllarca bu köyde yaşamış,ömrünü bu topraklarda çalışmaya adamıştır. Az miktardaki toprağıyla geçinmeye,ürününün mahsülünü almak için uğraşır. Fakat birgün gelir köydeki arkadaşlarından birim olan Haceli,Bayram’ın evinin önündeki boş araziye ev yaptırmak ister. Bayram buna karşı çıkar. Köyün muhtarı bu boş arazinin satılmasına menfaati için,daha olaylar başlamadan önce karşı çıkmadığından,sürekli Haceli denilen o adama destek çıkmak zorunda kalır. İş öyle bir duruma varır ki muhtar Bayram’ı razı etmek için ayarladığı birkaç adamla dövdürtmek zorunda kalır. Buna rağmen Bayram hakkını savunur. Ve yanında her zaman ona destek çıkmış annesini bulur. Bu olaydan bir hafta sonra kaymakamın köye geleceği haberini duyan muhtar onu memnun etmek için bütün hazırlıkları yapar. Bayram’ın annesi haberi duyunca daha kaymakam gelmeden bir gün önce onun geleceği yolda,dövüldükten sonra sakat kalmış olan oğlunuda götürerek beklemeye başlar. Ve onu gördüğünde olup biten herşeyi anlatır. Kaymakam köye geldiğinde,köy muhtarı başta olmak üzere herkesi tersler. Bayram’ın evinin önüne ev yapılmaması için bir belge çıkartarak Bayram’a verir. Fakat,bu olayların şokunu üstümden atlatamayan Bayram’ın annesi delirir.<span style="font-family: Arial;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #6B8E23;"></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Üç İstanbul [Mithat Cemal Kuntay&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-uc-istanbul-mithat-cemal-kuntay.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:22:03 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-uc-istanbul-mithat-cemal-kuntay.html</guid>
			<description><![CDATA[Çürüyen yozlaşan İstanbul ve bu İstanbul’un çürümüş yozlaşmış insanları .Bu romanda yazar İstanbulu’un üç kötü dönemini okuyucuya yansıtmaktadır.Yalnız kişisel çıkar ardında koşan insanlar ,dalkavuklar,jurnalcalcılar,ikiyüzlüler,birbirlerinin kuyusunu kuyusunu kazanlar gibi kişilerden söz eder.Bu roman kısaca Osmanlının yıkılış romanıda denebilir. Adnan sınıf değiştirmek isteyen tipik bir Osmanlı-Türk aydınıdır.93 harbi sebebiyle,sekiz yasındayken İstanbul’a göçen Adnan bir konak sahibidir.Refahına kavusup particiliğin tatlı  yanlarına kandıktan sonra  nihayet taparcasına sevdiği Belkis ile evlenir.Belkis yozlaşan bir tabakanın tipik bir örneğidir.<br />
Adnan’la Belkis kişilikleri ilişkileri olaylar karşısındaki davranışları “sınıf değiştirmek isteyen bir aydınla, çöken bir zümrenim kadını” nın tipik kişilikleri ilişkileri, davranışlarıdır.<br />
<br />
 Üç İstanbul romanı üç ayrı dönemin toplum gercekliğimi yansıtması,Adnan’la Belkis gibi unutmuaz kahraman yaratması bakımından Mithat Cemal’in bu romanı bu gün ilgiyle okunmaktadır.<br />
<br />
A. KİTABIN ANA FİKRİ :<br />
<br />
Yanlış batılılaşma ve buna sebep olan etkenler…<br />
<br />
C. KİTAPLARDAKİ OLAYLAR VE ŞAHIŞLARI DEĞERLENDİRİLMESİ<br />
<br />
              Hicbir romanımızda Üç İstanbul’da olduğu kadar bol troman kişisi yoktur.Adnan’la Belkis’in cevresinde gelişip genişleyen olaylat romanda irili ufaklı  kırk kadar insanla anlatılmıştır. Adnan,sonuna kadar,Belkis’e aşık ve hayran,Belkis karşısında eziktir.<br />
<br />
 D.KİTAP HAKKI8NDAKİ ŞAHSİ DÜŞÜNCELER            <br />
<br />
             Üç İsnabul’da o pek ilkel tesadüfler,durmadan veremden ölmeler,kaldırılan cenazeler,gereksiz ayrıntılar,süslü ifadeler vecize ve paradoks çabaları romanın güçsüz  yanları.Ama bunlara rağmen roman gercekten üç ayrı dönemin toplum gercekliğini yansıtması romanı ayakta tuaun en büyük güç.       <br />
<br />
D.YAZARIN HAYATI:<br />
<br />
             Mithat Cemal Kuntay (1885 – 1956) Şair ve yazar Mithat Cemal 1885 yılında İstanbul’da doğdu. Vefa İdadisi’ni ve Mektebi Hukuku bitirdi. Doktora sınavını verdikten (1908) sonra, idare hukuku asistanlığı yaptı. Adliye Nezareti Özel Kalemi’ne girerek müdürlüğe kadar yükseldi. Birinci Hukuk Mahkemesi üyeliğinden sonra Beyoğlu Dördüncü noteri oldu. Ölümüne kadar bu görevde kaldı. Sonradan ayrıntılı bir biyografisini yazdığı gibi İmparatorluğun yıkılış dönemini konu edinen, Üç İstanbul (1938) adlı romanında da canlandırdığı, Mehmet Akif ile tanışması, sanatı ve düşünceleri üzerinde etkili oldu. Aruz vezniyle, vatanseverlik duygularını ve Türk tarihinin zenginliklerini dile getiren şiirler yazdı. Türk’ün şehnamesi (1945) adlı şiir kitabından başka, antolojileri (Nefaisi Edebiye, 1913), oyunları (Kemal, 1912; 28 kanunuevvel, 1918) ve bir romanı vardır. Çok zengin belgelere dayanan biyografya türündeki eserleri, çekiciliğiyle de dikkati çeker.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Çürüyen yozlaşan İstanbul ve bu İstanbul’un çürümüş yozlaşmış insanları .Bu romanda yazar İstanbulu’un üç kötü dönemini okuyucuya yansıtmaktadır.Yalnız kişisel çıkar ardında koşan insanlar ,dalkavuklar,jurnalcalcılar,ikiyüzlüler,birbirlerinin kuyusunu kuyusunu kazanlar gibi kişilerden söz eder.Bu roman kısaca Osmanlının yıkılış romanıda denebilir. Adnan sınıf değiştirmek isteyen tipik bir Osmanlı-Türk aydınıdır.93 harbi sebebiyle,sekiz yasındayken İstanbul’a göçen Adnan bir konak sahibidir.Refahına kavusup particiliğin tatlı  yanlarına kandıktan sonra  nihayet taparcasına sevdiği Belkis ile evlenir.Belkis yozlaşan bir tabakanın tipik bir örneğidir.<br />
Adnan’la Belkis kişilikleri ilişkileri olaylar karşısındaki davranışları “sınıf değiştirmek isteyen bir aydınla, çöken bir zümrenim kadını” nın tipik kişilikleri ilişkileri, davranışlarıdır.<br />
<br />
 Üç İstanbul romanı üç ayrı dönemin toplum gercekliğimi yansıtması,Adnan’la Belkis gibi unutmuaz kahraman yaratması bakımından Mithat Cemal’in bu romanı bu gün ilgiyle okunmaktadır.<br />
<br />
A. KİTABIN ANA FİKRİ :<br />
<br />
Yanlış batılılaşma ve buna sebep olan etkenler…<br />
<br />
C. KİTAPLARDAKİ OLAYLAR VE ŞAHIŞLARI DEĞERLENDİRİLMESİ<br />
<br />
              Hicbir romanımızda Üç İstanbul’da olduğu kadar bol troman kişisi yoktur.Adnan’la Belkis’in cevresinde gelişip genişleyen olaylat romanda irili ufaklı  kırk kadar insanla anlatılmıştır. Adnan,sonuna kadar,Belkis’e aşık ve hayran,Belkis karşısında eziktir.<br />
<br />
 D.KİTAP HAKKI8NDAKİ ŞAHSİ DÜŞÜNCELER            <br />
<br />
             Üç İsnabul’da o pek ilkel tesadüfler,durmadan veremden ölmeler,kaldırılan cenazeler,gereksiz ayrıntılar,süslü ifadeler vecize ve paradoks çabaları romanın güçsüz  yanları.Ama bunlara rağmen roman gercekten üç ayrı dönemin toplum gercekliğini yansıtması romanı ayakta tuaun en büyük güç.       <br />
<br />
D.YAZARIN HAYATI:<br />
<br />
             Mithat Cemal Kuntay (1885 – 1956) Şair ve yazar Mithat Cemal 1885 yılında İstanbul’da doğdu. Vefa İdadisi’ni ve Mektebi Hukuku bitirdi. Doktora sınavını verdikten (1908) sonra, idare hukuku asistanlığı yaptı. Adliye Nezareti Özel Kalemi’ne girerek müdürlüğe kadar yükseldi. Birinci Hukuk Mahkemesi üyeliğinden sonra Beyoğlu Dördüncü noteri oldu. Ölümüne kadar bu görevde kaldı. Sonradan ayrıntılı bir biyografisini yazdığı gibi İmparatorluğun yıkılış dönemini konu edinen, Üç İstanbul (1938) adlı romanında da canlandırdığı, Mehmet Akif ile tanışması, sanatı ve düşünceleri üzerinde etkili oldu. Aruz vezniyle, vatanseverlik duygularını ve Türk tarihinin zenginliklerini dile getiren şiirler yazdı. Türk’ün şehnamesi (1945) adlı şiir kitabından başka, antolojileri (Nefaisi Edebiye, 1913), oyunları (Kemal, 1912; 28 kanunuevvel, 1918) ve bir romanı vardır. Çok zengin belgelere dayanan biyografya türündeki eserleri, çekiciliğiyle de dikkati çeker.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yağmur Beklerken [Tarık BUĞRA&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-yagmur-beklerken-tarik-bugra.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:20:51 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-yagmur-beklerken-tarik-bugra.html</guid>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Fırkası döneminde şirin bir Anadolu kasabasında halkın yararlanabileceği güzel bir park açılışı yapılır. Bu açılışla kasabalıların halk fırkasına olan güven ve sevgileri perçinleşir. Avukat Rahmi Bey kasabada büyümüş, küçük yaşta annesini ve babasını kaybedince hayatının sonraki dönemini amcası ve onun ailesiyle geçirmiş birisidir. Eşi ve iki çocuğuyla şirin kasabada sade ve huzurlu bir hayat sürmektedirler. Rahmi Beyin amcası Rıza  Efendi kasabanın sevilen ve sayılan bir simasıdır. Bu güzel geçen günlere gölge düşürecek, bu mutlu insanların arasına kırgınlıklar sokacak bir gelişme olur. Gazi Paşa’nın bizzat kendi isteğiyle kurulacak olan yeni bir siyasi partiden bahsedilmeye başlanır. Bu söylentiler yanında kasabadan partiye kimlerin olumlu bakıp katılacağı merakla gözlenmektedir. Kasabanın sevilen adamı avukat Rahmi’ye teklif gelir. Bu teklifi kabul eden fakat kabul etmekle de birçok yakınını karşısına alan Rahmi’ zor günler beklemektedir. Aile yaşantısı ve hayat düzeni altüst olan Rahmi’nin  bir de uğraşmak zorunda kaldığı kasaba halkı vardır. Başarısızlıkla sonuçlanan bu çok partili hayata geçiş denemesinin bu şirin Anadolu kasabasına getirdiği huzursuzluktan başka bir şey olmamıştır. Sonunda Ankara’da tanınan ve sevilen Rahmi’ye vekillk teklif edilmiş ve haytları zor da olsa eski günlerdeki gibi huzura kavuşmuştur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Fırkası döneminde şirin bir Anadolu kasabasında halkın yararlanabileceği güzel bir park açılışı yapılır. Bu açılışla kasabalıların halk fırkasına olan güven ve sevgileri perçinleşir. Avukat Rahmi Bey kasabada büyümüş, küçük yaşta annesini ve babasını kaybedince hayatının sonraki dönemini amcası ve onun ailesiyle geçirmiş birisidir. Eşi ve iki çocuğuyla şirin kasabada sade ve huzurlu bir hayat sürmektedirler. Rahmi Beyin amcası Rıza  Efendi kasabanın sevilen ve sayılan bir simasıdır. Bu güzel geçen günlere gölge düşürecek, bu mutlu insanların arasına kırgınlıklar sokacak bir gelişme olur. Gazi Paşa’nın bizzat kendi isteğiyle kurulacak olan yeni bir siyasi partiden bahsedilmeye başlanır. Bu söylentiler yanında kasabadan partiye kimlerin olumlu bakıp katılacağı merakla gözlenmektedir. Kasabanın sevilen adamı avukat Rahmi’ye teklif gelir. Bu teklifi kabul eden fakat kabul etmekle de birçok yakınını karşısına alan Rahmi’ zor günler beklemektedir. Aile yaşantısı ve hayat düzeni altüst olan Rahmi’nin  bir de uğraşmak zorunda kaldığı kasaba halkı vardır. Başarısızlıkla sonuçlanan bu çok partili hayata geçiş denemesinin bu şirin Anadolu kasabasına getirdiği huzursuzluktan başka bir şey olmamıştır. Sonunda Ankara’da tanınan ve sevilen Rahmi’ye vekillk teklif edilmiş ve haytları zor da olsa eski günlerdeki gibi huzura kavuşmuştur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Akşam Güneşi [REŞAT NURİ GÜNTEKİN&#93;]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-aksam-gunesi-resat-nuri-guntekin.html</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:18:27 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-aksam-gunesi-resat-nuri-guntekin.html</guid>
			<description><![CDATA[Necati küçük yaşta annesini ve babasını kaybedene kadar ailesiyle birlikte Büyükada’da yaşar. Amcası onu İstanbul’a yanına alır ve büyütür. Amcasının iki kızı vardır. Necati orta okulu bitirdikten sonra askeri okula girer. Buradan mezun olduktan sonra amcasının yardımıyla Fransa’ya askeri akademiye girer. Fransa’da gönlünü epeyce eğlendirir. Buradan mezun olduktan sonra İstanbul’a döner. İstanbul’dan Şam’a tayini çıkar. Şam’da sıkıcı iki yıl geçirdikten sonra Bulgaristan’a tayini çıkar. Bu göreve gitmeden önce bir aylığına izin alır. Amcasının yanına gider. Burada amcasının büyük kızı, kocası ile sorunları yüzünden kendisini vurur ve felç olur. Kızıyla birlikte babasının yanına taşınırlar. Bu tatil sırasında Necati gönlünü komşu kızı Zehra’ya kaptırır ve kendisini beklemesini söyler.<br />
Necati Bulgaristan’a giderken bir Türk çetesi treni durdurur. Necati’nin subay olduğunu anlarlar ve çeteye dahil ederler. Bu Türk çetesi Rum çeteleri ile çatışmalara girerler. Bir çatışmada Necati ağır yaralanır ve yolunu kaybeder. Dört gün gibi bir süre terk edimiş değirmende kalır. Birisi onu bu yerde bulur ve bir hastahaneye götürür. Değirmende kalırken çok kan kaybeder ve yarası mikrop kapar. Doktorlar, Necati’ye bundan sonraki yaşamında heyecan yaşamamasını, eğer çok heyecanlanırsa öleceğini söyler. İyileştikten sonra hastahaneden ayrılır ve İstanbul’a amcasının yanına döner. İstanbul’a gidince durumu Zehra’ya açıklar ve ondan ayrılır. Necati’nin amcası görev sırasında ölmüştür ve yeni haberi olur. Nilgün, Necati ile ilgilenir ve ona bakar. Bir süre sonra Nilgün, Necati ile evlenir. Hastalığından dolayı düzenli bir hayat sürmek için babasından miras kalan Büyükada’daki çiftliğe yerleşir. Bir süre sonra Leyla çifliğe ziyarete gelir. Leyla büyümüş ve genç bir kız olmuştur. Necati ve Leyla çiftlikte gezerler, ata binerler, beraber dolaşırlar. Bu sırada birbirlerine bağlanırlar. Ve bir gün baloda Leyla ile dans ederken aşırı heyecanlanır ve ölür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Necati küçük yaşta annesini ve babasını kaybedene kadar ailesiyle birlikte Büyükada’da yaşar. Amcası onu İstanbul’a yanına alır ve büyütür. Amcasının iki kızı vardır. Necati orta okulu bitirdikten sonra askeri okula girer. Buradan mezun olduktan sonra amcasının yardımıyla Fransa’ya askeri akademiye girer. Fransa’da gönlünü epeyce eğlendirir. Buradan mezun olduktan sonra İstanbul’a döner. İstanbul’dan Şam’a tayini çıkar. Şam’da sıkıcı iki yıl geçirdikten sonra Bulgaristan’a tayini çıkar. Bu göreve gitmeden önce bir aylığına izin alır. Amcasının yanına gider. Burada amcasının büyük kızı, kocası ile sorunları yüzünden kendisini vurur ve felç olur. Kızıyla birlikte babasının yanına taşınırlar. Bu tatil sırasında Necati gönlünü komşu kızı Zehra’ya kaptırır ve kendisini beklemesini söyler.<br />
Necati Bulgaristan’a giderken bir Türk çetesi treni durdurur. Necati’nin subay olduğunu anlarlar ve çeteye dahil ederler. Bu Türk çetesi Rum çeteleri ile çatışmalara girerler. Bir çatışmada Necati ağır yaralanır ve yolunu kaybeder. Dört gün gibi bir süre terk edimiş değirmende kalır. Birisi onu bu yerde bulur ve bir hastahaneye götürür. Değirmende kalırken çok kan kaybeder ve yarası mikrop kapar. Doktorlar, Necati’ye bundan sonraki yaşamında heyecan yaşamamasını, eğer çok heyecanlanırsa öleceğini söyler. İyileştikten sonra hastahaneden ayrılır ve İstanbul’a amcasının yanına döner. İstanbul’a gidince durumu Zehra’ya açıklar ve ondan ayrılır. Necati’nin amcası görev sırasında ölmüştür ve yeni haberi olur. Nilgün, Necati ile ilgilenir ve ona bakar. Bir süre sonra Nilgün, Necati ile evlenir. Hastalığından dolayı düzenli bir hayat sürmek için babasından miras kalan Büyükada’daki çiftliğe yerleşir. Bir süre sonra Leyla çifliğe ziyarete gelir. Leyla büyümüş ve genç bir kız olmuştur. Necati ve Leyla çiftlikte gezerler, ata binerler, beraber dolaşırlar. Bu sırada birbirlerine bağlanırlar. Ve bir gün baloda Leyla ile dans ederken aşırı heyecanlanır ve ölür.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mesaj sayım düştü veya arada düşüyor sayı bunun sebebi nedir?]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-mesaj-sayim-dustu-veya-arada-dusuyor-sayi-bunun-sebebi-nedir.html</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 18:24:37 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-mesaj-sayim-dustu-veya-arada-dusuyor-sayi-bunun-sebebi-nedir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-weight: bold;">Forumda bazı konular yenilenmesi amaçı ile temizlenir tümü ile, eğer bu tür konularda mesajınız var ise bununla beraber kaç mesajınız var ise kendiliginden düşecektir. Örneğin hangi konular siliniyor inceleyelim <br />
<br />
<br />
<span style="color: blue;">* Bazı döküman veya konuların yenileme çalışmasının yapılması.<br />
* Gereksiz tartışma, ikili muhabbet vs. olan konular forumun çöp tenekesine taşınır ve düzenli olarak temizlenir burası.<br />
* Forumun saldırı veya başka sebeblerden dolayı istemeden 1-2 gün geriye atılması ( tarih olarak ) bu atıldıgı gün içinde yazılan mesajlar forumda gözükemez.</span><br />
<br />
Bunun dışında mesaj sayılarınızın bir hata veya sebebsiz yere asla düşmeyecegini, yukarıda saymış oldugum nedenlerden dolayı düşmüş olabilecegini unutmayınız. Bunun için konu açmak yerine lütfen yönetimden birine özel mesaj ile nedeni öğrenmek için mesaj yazınız.<br />
<br />
<span style="color: red;">Anlayışınız için teşekkürler..</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-weight: bold;">Forumda bazı konular yenilenmesi amaçı ile temizlenir tümü ile, eğer bu tür konularda mesajınız var ise bununla beraber kaç mesajınız var ise kendiliginden düşecektir. Örneğin hangi konular siliniyor inceleyelim <br />
<br />
<br />
<span style="color: blue;">* Bazı döküman veya konuların yenileme çalışmasının yapılması.<br />
* Gereksiz tartışma, ikili muhabbet vs. olan konular forumun çöp tenekesine taşınır ve düzenli olarak temizlenir burası.<br />
* Forumun saldırı veya başka sebeblerden dolayı istemeden 1-2 gün geriye atılması ( tarih olarak ) bu atıldıgı gün içinde yazılan mesajlar forumda gözükemez.</span><br />
<br />
Bunun dışında mesaj sayılarınızın bir hata veya sebebsiz yere asla düşmeyecegini, yukarıda saymış oldugum nedenlerden dolayı düşmüş olabilecegini unutmayınız. Bunun için konu açmak yerine lütfen yönetimden birine özel mesaj ile nedeni öğrenmek için mesaj yazınız.<br />
<br />
<span style="color: red;">Anlayışınız için teşekkürler..</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Konu Açtıgınızda veya Gelişmiş Cevap Kısmı Kodları ve Anlamları]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-konu-actiginizda-veya-gelismis-cevap-kismi-kodlari-ve-anlamlari.html</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 18:02:38 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-konu-actiginizda-veya-gelismis-cevap-kismi-kodlari-ve-anlamlari.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-weight: bold;"><div style="text-align: center;"><img src="http://img232.imageshack.us/img232/6398/konuas2.png" border="0" alt="" /></div>
<br />
Önce resmi inceleyin, burada gördügünüz butonların anlamları kendi numarası ile ayrıntılı resmin altında sıralanmış şekilde göreceksiniz.<br />
Yeni konu açtıgınızda veya cevap yaz butonuna bastıgınızda karşınıza çıkan butonların ve kodların anlamları nelerdir görelim.<br />
<br />
<br />
<span style="color: blue;">1-)</span> Bu alana gerekli konu başlıgını " içeriğini temsil edecek şekilde " yazıyorsunuz. Lütfen bu kısma konu açarken ayrıntılı şekilde başlıgı yazınız. Bu tür " Acilll, yardım edin, kimse yokmu yardım edecek vs " gibi başlıklar açmamaya özen gösterin, bu tür konu başlıklarının yönetim tarafından silindigini unutmayın.<br />
<br />
<span style="color: blue;">2-)</span> Konu Açarken ya da cevap yazarken Kullanabileceğiniz başlığınızın solunda bulunan ifadeler bunu eklemek zorunda değilsiniz.<br />
<br />
<span style="color: blue;">3-)</span> "Font" Bölümünde Metin yazı stilinizi seçebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: blue;">4-)</span> "Yazı Boyutu" Bu bölümde Yazıları büyütebilirsiniz değişik boyutlarda <br />
<br />
<span style="color: blue;">5-)</span> "Yazı Rengi" Burda yazdığınız metnin çeşitli yerlerini renklendirebilirsiniz...<br />
<br />
<span style="color: blue;">6-)</span> Yazıyı Kalınlaştırır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">7-)</span> İtalik Yazı ekleme butonu<br />
<br />
<span style="color: blue;">8-)</span> Alt çizgi yazısı ekleme butonu <br />
<br />
<span style="color: blue;">9-)</span> Yazıyı sola sıralamaya yarayan fonksiyondur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">10-)</span> Yazıyı ortalamaya yarayan fonksiyondur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">11-)</span> Yazıyı Sağa sıralamaya yarayan fonksiyondur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">12-)</span> Hiç bir fonksiyonu yok. Kullanılmasada olur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">13-)</span> Numaralanmış liste eklemeye yarar.<br />
<br />
<span style="color: blue;">14-)</span> Noktalı Liste yapmaya yarayan fonksiyondur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">15-)</span> Resim Ekleme Fonksiyonudur. / <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[img&#93;Resim Linki[/img&#93;</code></div></div>
<br />
<span style="color: blue;">16-)</span> Url (link) leri gizlemeye (maskelemeye) yarayan fonksiyondur. / <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[url=http://Sitelinki.com&#93;İndir[/url&#93;</code></div></div>
<br />
<span style="color: blue;">17-)</span> E-mail Adresi ekleme fonksiyonudur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">18-)</span> Alıntı yazısı ekleme fonksiyonudur. Forumda yazılan yorumların alıntı kodunu kullanarak belirtebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: blue;">19-)</span> Konunuzun metine kod ekleyecekseniz bu fonksiyonu kullanınız. <br />
<br />
<span style="color: blue;">20-)</span> Php Kodu ekleme fonksiyonudur. Php kodlarını lütfen bu fonksiyonu kullanarak ekleyiniz.<br />
<br />
<span style="color: blue;">21-)</span> Vidivodo.com video eklentisidir. Vidivodo.com dan paylaşmak istediğiniz videolar için bu fonksiyonu kullanınız. Örnek: <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> adresindeki videoyu paylaşmak istediniz <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[vidi&#93;141143[/vidi&#93;</code></div></div>
 bu şekilde yazarsanız konunuzda video sitemizde sorunsuz çalışacaktır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">22-)</span> PiknikTube.Com video eklentisidir. Pikniktube.com dan paylaşmak istediğiniz videolar için bu fonksiyonu kullanınız. Örnek: <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> adresindeki videoyu paylaşmak istediniz <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[pikniktube&#93;2ab5e538b55bb61c1e5abd9f0d324cdd[/pikniktube&#93;</code></div></div>
 bu şekilde yazarsanız konunuzda video sitemizde sorunsuz çalışacaktır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">23-)</span> İzlesene.com video eklentisidir izlesene.com dan paylaşmak istediğiniz videolar için bu fonksiyonu kullanınız. Örnek: <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> adresindeki videoyu paylaşmak istediniz <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[izle&#93;315572[/izle&#93;</code></div></div>
 bu şekilde yazarsanız konunuzda video sitemizde sorunsuz çalışacaktır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">24-)</span> akilli.tv video eklentisidir akilli.tv den paylaşmak istediğiniz videolar için bu fonksiyonu kullanınız. Örnek : <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> adresindeki videoyu paylaşmak istediniz <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[flash&#93;2f5cf538-7859-4346-a769-88ae22e9b993[/flash&#93;</code></div></div>
  bu şekilde yazarsanız konunuzda video sitemizde sorunsuz çalışacaktır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">25-)</span> Youtube video eklentisidir. Youtube.com dan paylaşmak istediğiniz videolar için bu fonksiyonu kullanınız. Örnek: <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> link buysa = (eşittir) işaretinde soınraki bölümü ekleyin. <br />
<div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[youtube&#93;mNexyPrVHYc[/youtube&#93;</code></div></div>
 bu şekilde yazarsanız konunuzda video sitemizde sorunsuz çalışacaktır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">26-)</span> Hide eklentisidir. Linkleri Gizlemeye yarar Özellikle İndirme linklerinde kullanılması zorunluluğu vardır. Amacıı Üyelerin yorum yazmadan indirme linklerine ulaşmalarını engellemektir. <br />
<br />
Örnek:<br />
<br />
<div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[hide&#93;<br />
İndirme Linki<br />
[/hide&#93;</code></div></div>
<br />
Şeklinde yazılmalıdır. yani hide kodları linkin altına ve üstüne gelecek şekilde uygulanmalıdır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">27-)</span> İfadeler konu veya cevap içinde kullanıcagınız hareketli ve hareketsiz ifadelerdir ( Tıpkı MSN de kullandıgınız gibi ) bu ifadeleri mesajlarınızın gerekli kısmına 3. kısmında gördügünüz gibi hazır simileylerden birinin üzerine tıklıyarak ifadenizi gerçekleştirirsiniz. Eğer bu ifadeler size az geliyorsa yapmanız gereken " DAHASI " kısmına tıklamak ve burada bulunan ifadelerden birinin üzerine tıklamak, dilerseniz manuel olarak karşısındaki kodu mesajınıza kendinizde ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: red;">Hazırlayan - Kaynak: **SaBRoZa**</span> </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-weight: bold;"><div style="text-align: center;"><img src="http://img232.imageshack.us/img232/6398/konuas2.png" border="0" alt="" /></div>
<br />
Önce resmi inceleyin, burada gördügünüz butonların anlamları kendi numarası ile ayrıntılı resmin altında sıralanmış şekilde göreceksiniz.<br />
Yeni konu açtıgınızda veya cevap yaz butonuna bastıgınızda karşınıza çıkan butonların ve kodların anlamları nelerdir görelim.<br />
<br />
<br />
<span style="color: blue;">1-)</span> Bu alana gerekli konu başlıgını " içeriğini temsil edecek şekilde " yazıyorsunuz. Lütfen bu kısma konu açarken ayrıntılı şekilde başlıgı yazınız. Bu tür " Acilll, yardım edin, kimse yokmu yardım edecek vs " gibi başlıklar açmamaya özen gösterin, bu tür konu başlıklarının yönetim tarafından silindigini unutmayın.<br />
<br />
<span style="color: blue;">2-)</span> Konu Açarken ya da cevap yazarken Kullanabileceğiniz başlığınızın solunda bulunan ifadeler bunu eklemek zorunda değilsiniz.<br />
<br />
<span style="color: blue;">3-)</span> "Font" Bölümünde Metin yazı stilinizi seçebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: blue;">4-)</span> "Yazı Boyutu" Bu bölümde Yazıları büyütebilirsiniz değişik boyutlarda <br />
<br />
<span style="color: blue;">5-)</span> "Yazı Rengi" Burda yazdığınız metnin çeşitli yerlerini renklendirebilirsiniz...<br />
<br />
<span style="color: blue;">6-)</span> Yazıyı Kalınlaştırır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">7-)</span> İtalik Yazı ekleme butonu<br />
<br />
<span style="color: blue;">8-)</span> Alt çizgi yazısı ekleme butonu <br />
<br />
<span style="color: blue;">9-)</span> Yazıyı sola sıralamaya yarayan fonksiyondur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">10-)</span> Yazıyı ortalamaya yarayan fonksiyondur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">11-)</span> Yazıyı Sağa sıralamaya yarayan fonksiyondur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">12-)</span> Hiç bir fonksiyonu yok. Kullanılmasada olur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">13-)</span> Numaralanmış liste eklemeye yarar.<br />
<br />
<span style="color: blue;">14-)</span> Noktalı Liste yapmaya yarayan fonksiyondur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">15-)</span> Resim Ekleme Fonksiyonudur. / <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[img]Resim Linki[/img]</code></div></div>
<br />
<span style="color: blue;">16-)</span> Url (link) leri gizlemeye (maskelemeye) yarayan fonksiyondur. / <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[url=http://Sitelinki.com]İndir[/url]</code></div></div>
<br />
<span style="color: blue;">17-)</span> E-mail Adresi ekleme fonksiyonudur.<br />
<br />
<span style="color: blue;">18-)</span> Alıntı yazısı ekleme fonksiyonudur. Forumda yazılan yorumların alıntı kodunu kullanarak belirtebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: blue;">19-)</span> Konunuzun metine kod ekleyecekseniz bu fonksiyonu kullanınız. <br />
<br />
<span style="color: blue;">20-)</span> Php Kodu ekleme fonksiyonudur. Php kodlarını lütfen bu fonksiyonu kullanarak ekleyiniz.<br />
<br />
<span style="color: blue;">21-)</span> Vidivodo.com video eklentisidir. Vidivodo.com dan paylaşmak istediğiniz videolar için bu fonksiyonu kullanınız. Örnek: <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> adresindeki videoyu paylaşmak istediniz <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[vidi]141143[/vidi]</code></div></div>
 bu şekilde yazarsanız konunuzda video sitemizde sorunsuz çalışacaktır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">22-)</span> PiknikTube.Com video eklentisidir. Pikniktube.com dan paylaşmak istediğiniz videolar için bu fonksiyonu kullanınız. Örnek: <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> adresindeki videoyu paylaşmak istediniz <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[pikniktube]2ab5e538b55bb61c1e5abd9f0d324cdd[/pikniktube]</code></div></div>
 bu şekilde yazarsanız konunuzda video sitemizde sorunsuz çalışacaktır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">23-)</span> İzlesene.com video eklentisidir izlesene.com dan paylaşmak istediğiniz videolar için bu fonksiyonu kullanınız. Örnek: <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> adresindeki videoyu paylaşmak istediniz <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[izle]315572[/izle]</code></div></div>
 bu şekilde yazarsanız konunuzda video sitemizde sorunsuz çalışacaktır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">24-)</span> akilli.tv video eklentisidir akilli.tv den paylaşmak istediğiniz videolar için bu fonksiyonu kullanınız. Örnek : <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> adresindeki videoyu paylaşmak istediniz <div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[flash]2f5cf538-7859-4346-a769-88ae22e9b993[/flash]</code></div></div>
  bu şekilde yazarsanız konunuzda video sitemizde sorunsuz çalışacaktır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">25-)</span> Youtube video eklentisidir. Youtube.com dan paylaşmak istediğiniz videolar için bu fonksiyonu kullanınız. Örnek: <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> link buysa = (eşittir) işaretinde soınraki bölümü ekleyin. <br />
<div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[youtube]mNexyPrVHYc[/youtube]</code></div></div>
 bu şekilde yazarsanız konunuzda video sitemizde sorunsuz çalışacaktır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">26-)</span> Hide eklentisidir. Linkleri Gizlemeye yarar Özellikle İndirme linklerinde kullanılması zorunluluğu vardır. Amacıı Üyelerin yorum yazmadan indirme linklerine ulaşmalarını engellemektir. <br />
<br />
Örnek:<br />
<br />
<div class="codeblock">
<div class="title">Kod:<br />
</div><div class="body" dir="ltr"><code>[hide]<br />
İndirme Linki<br />
[/hide]</code></div></div>
<br />
Şeklinde yazılmalıdır. yani hide kodları linkin altına ve üstüne gelecek şekilde uygulanmalıdır.<br />
<br />
<span style="color: blue;">27-)</span> İfadeler konu veya cevap içinde kullanıcagınız hareketli ve hareketsiz ifadelerdir ( Tıpkı MSN de kullandıgınız gibi ) bu ifadeleri mesajlarınızın gerekli kısmına 3. kısmında gördügünüz gibi hazır simileylerden birinin üzerine tıklıyarak ifadenizi gerçekleştirirsiniz. Eğer bu ifadeler size az geliyorsa yapmanız gereken " DAHASI " kısmına tıklamak ve burada bulunan ifadelerden birinin üzerine tıklamak, dilerseniz manuel olarak karşısındaki kodu mesajınıza kendinizde ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: red;">Hazırlayan - Kaynak: **SaBRoZa**</span> </span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Açtığım Konuya veya Mesajıma "Resim ve Dosya" Nasıl Eklerim?]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-actigim-konuya-veya-mesajima-resim-ve-dosya-nasil-eklerim.html</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 17:59:14 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-actigim-konuya-veya-mesajima-resim-ve-dosya-nasil-eklerim.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: red;">Konuya veya mesajınıza resim eklemek için yapmanız gerekenler:</span><br />
<br />
* <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> sitesi bu konuda zorlanmadan resim yüklemenize ve paylaşmanıza yardımcı olacaktır. Vermiş olduğum siteye giriş yaptıktan sonra açılan sayfada yer alan <span style="color: blue;">GÖZAT</span> seçeneğine tıklıyoruz. (<span style="color: red;">bkz. Resim 1</span>)<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img src="http://img75.imageshack.us/img75/3943/resim1yklemefv9.jpg" border="0" alt="" /></div>
<br />
* <span style="color: blue;">GÖZAT</span> seçeneğine tıkladıktan sonra karşımıza çıkan pencerede yükleyeceğiniz resmi Bilgisayarınızda bularak üzerine bir kez tıklıyorsunuz. Bu işlemden sonra <span style="color: blue;">AÇ</span> seçeneğine tıklıyoruz. (<span style="color: red;">bkz. Resim 2</span>)<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img src="http://img175.imageshack.us/img175/2855/resim2yklemeez1lr2.jpg" border="0" alt="" /></div>
<br />
Yüklemek istediğimiz resmi seçtikten sonra <span style="color: blue;">HOST IT!</span> Seçeneğine tıklıyoruz ve resim yükleme işlemi başlıyor. (<span style="color: red;">bkz. Resim 3</span>)<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img src="http://img228.imageshack.us/img228/8117/resim3yklemegf5.jpg" border="0" alt="" /></div>
<br />
Resim yüklendikten sonra site size seçenekler sunacaktır. Ayrıca yüklemiş olduğunuz resmi <span style="color: blue;">ÖNBELLEK</span> şekli ile görmeniz mümkündür.<br />
Bizim için önemli olan iki resim paylaşım seçeneği vardır. <span style="color: blue;">Direct link to image. </span>(<span style="color: red;">Bkz. Resim 4</span>)<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img src="http://img64.imageshack.us/img64/21/resim4yklemevx8.jpg" border="0" alt="" /></div>
<br />
<span style="color: red;">Direct link to image Nedirğ</span><br />
<br />
Bu seçenekte yer alan adres kodunu kopyalar ve forumda paylaşırsanız resim tam görünüm olarak sayfanın içerisinde yer alacaktır. Bu tür paylaşım yapmak için mesaj seçeneklerinden  seçeneğine tıklayıp adresi bu bölüme yapıştırmanız yeterlidir.<br />
<span style="color: red;">DIKKAT</span>: Yüklemiş olduğunuz resimlerin boyutları eğer büyük ise bu mesajın çok geç görülmesine ve çoklu resim paylaşımda ise diğer resimler görülmeden sayfanın değiştirilmesine neden olacaktır. </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: red;">Konuya veya mesajınıza resim eklemek için yapmanız gerekenler:</span><br />
<br />
* <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> sitesi bu konuda zorlanmadan resim yüklemenize ve paylaşmanıza yardımcı olacaktır. Vermiş olduğum siteye giriş yaptıktan sonra açılan sayfada yer alan <span style="color: blue;">GÖZAT</span> seçeneğine tıklıyoruz. (<span style="color: red;">bkz. Resim 1</span>)<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img src="http://img75.imageshack.us/img75/3943/resim1yklemefv9.jpg" border="0" alt="" /></div>
<br />
* <span style="color: blue;">GÖZAT</span> seçeneğine tıkladıktan sonra karşımıza çıkan pencerede yükleyeceğiniz resmi Bilgisayarınızda bularak üzerine bir kez tıklıyorsunuz. Bu işlemden sonra <span style="color: blue;">AÇ</span> seçeneğine tıklıyoruz. (<span style="color: red;">bkz. Resim 2</span>)<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img src="http://img175.imageshack.us/img175/2855/resim2yklemeez1lr2.jpg" border="0" alt="" /></div>
<br />
Yüklemek istediğimiz resmi seçtikten sonra <span style="color: blue;">HOST IT!</span> Seçeneğine tıklıyoruz ve resim yükleme işlemi başlıyor. (<span style="color: red;">bkz. Resim 3</span>)<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img src="http://img228.imageshack.us/img228/8117/resim3yklemegf5.jpg" border="0" alt="" /></div>
<br />
Resim yüklendikten sonra site size seçenekler sunacaktır. Ayrıca yüklemiş olduğunuz resmi <span style="color: blue;">ÖNBELLEK</span> şekli ile görmeniz mümkündür.<br />
Bizim için önemli olan iki resim paylaşım seçeneği vardır. <span style="color: blue;">Direct link to image. </span>(<span style="color: red;">Bkz. Resim 4</span>)<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img src="http://img64.imageshack.us/img64/21/resim4yklemevx8.jpg" border="0" alt="" /></div>
<br />
<span style="color: red;">Direct link to image Nedirğ</span><br />
<br />
Bu seçenekte yer alan adres kodunu kopyalar ve forumda paylaşırsanız resim tam görünüm olarak sayfanın içerisinde yer alacaktır. Bu tür paylaşım yapmak için mesaj seçeneklerinden  seçeneğine tıklayıp adresi bu bölüme yapıştırmanız yeterlidir.<br />
<span style="color: red;">DIKKAT</span>: Yüklemiş olduğunuz resimlerin boyutları eğer büyük ise bu mesajın çok geç görülmesine ve çoklu resim paylaşımda ise diğer resimler görülmeden sayfanın değiştirilmesine neden olacaktır. </span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[OdevTurkiye.NeT Site İçi Genel Arama Nasıl Yapılır?]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-odevturkiye-net-site-ici-genel-arama-nasil-yapilir.html</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 17:56:48 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-odevturkiye-net-site-ici-genel-arama-nasil-yapilir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-weight: bold;">*Arama seçeneğine tıklayarak, aramak istediğiniz kelimeyi veya kelimeleri yazıyorsunuz. Aramış olduğunuz kelimeyi size odevturkiye.net üzerinden bularak yeni sayfada sıralamaktadır. <br />
<br />
*Arama yaparken "ANAHTAR KELİME" seçimine özen gösteriniz. Bu size aradığınız konu veya konulara daha hızlı ulaşmanızı sağlayacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;">*LÜTFEN ARAMAYI KULLANIN VE FORUMDA VAR OLAN KONULARI TEKRAR SORAN ÜYELERİMİZE BU BÖLÜMÜ OKUMASINI ÖNERİN..</span> </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-weight: bold;">*Arama seçeneğine tıklayarak, aramak istediğiniz kelimeyi veya kelimeleri yazıyorsunuz. Aramış olduğunuz kelimeyi size odevturkiye.net üzerinden bularak yeni sayfada sıralamaktadır. <br />
<br />
*Arama yaparken "ANAHTAR KELİME" seçimine özen gösteriniz. Bu size aradığınız konu veya konulara daha hızlı ulaşmanızı sağlayacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;">*LÜTFEN ARAMAYI KULLANIN VE FORUMDA VAR OLAN KONULARI TEKRAR SORAN ÜYELERİMİZE BU BÖLÜMÜ OKUMASINI ÖNERİN..</span> </span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Moderator Başvuru Formu]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-moderator-basvuru-formu.html</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 17:54:07 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-moderator-basvuru-formu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">İsim :<br />
Yaş :<br />
Şehir :<br />
<br />
Forumdaki online saatiniz :<br />
Modluk hakkında bilginiz :<br />
<br />
Hangi kategoride mod. olmak istiyorsunuz :<br />
Forumumuz hakkındaki görüşleriniz :<br />
Moderatör arkadaşlarınız ( varsa ) :<br />
<br />
Başka sitelerde modlugunuz var mı var ise site adresini yazınız:<br />
<br />
<span style="color: #1E90FF;">Her Kategori İçin Mod Alımı Devam Etmektedir..! Özellikle Film ve Oyun Bölümü İçin..Sitemiz Büyümekte Olan Bir Site ve Sizi yarı Yolda Bırakmayacak Bir Site..</span><br />
<span style="color: #FF4500;">Not: Moderatorlukten ve Bilgisayardan anlamayan arkadaşlar Lütfen Başvuru Yapmasınlar..Biz insanlar en yüksek bilgi paylaşımını yapmak istıyoruz</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">İsim :<br />
Yaş :<br />
Şehir :<br />
<br />
Forumdaki online saatiniz :<br />
Modluk hakkında bilginiz :<br />
<br />
Hangi kategoride mod. olmak istiyorsunuz :<br />
Forumumuz hakkındaki görüşleriniz :<br />
Moderatör arkadaşlarınız ( varsa ) :<br />
<br />
Başka sitelerde modlugunuz var mı var ise site adresini yazınız:<br />
<br />
<span style="color: #1E90FF;">Her Kategori İçin Mod Alımı Devam Etmektedir..! Özellikle Film ve Oyun Bölümü İçin..Sitemiz Büyümekte Olan Bir Site ve Sizi yarı Yolda Bırakmayacak Bir Site..</span><br />
<span style="color: #FF4500;">Not: Moderatorlukten ve Bilgisayardan anlamayan arkadaşlar Lütfen Başvuru Yapmasınlar..Biz insanlar en yüksek bilgi paylaşımını yapmak istıyoruz</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[OdevTurkiye.NeT Forum Kuralları]]></title>
			<link>http://www.odevturkiye.net/konu-odevturkiye-net-forum-kurallari.html</link>
			<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 13:42:28 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.odevturkiye.net/konu-odevturkiye-net-forum-kurallari.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: x-large;"><div style="text-align: center;">Forum Kuralları</div></span><br />
<br />
<span style="color: red;">01-) </span>Forumda yazılan mesajlardan tamamen yazan forum üyesi sorumludur. Şahısların yazdıkları yazılardan dolayı <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> hiçbir sorumluluk kabul etmez. <br />
<span style="color: red;">02-)</span> T.C. yasalarını ya da uluslararası kanunları, anlaşmaları, tüzükleri çiğneyen mesajlar foruma gönderilemez.<br />
<span style="color: red;">03-)</span> Foruma mesaj gönderirken, ardı arda birden fazla mesaj göndermek (flood yapmak), boş mesaj göndermek, konuyla alakası olmayan mesaj göndermek, +1, bence de, güzel, gibi belli bir amacı, paylaşımı olmayan mesaj göndermek yasaktır.<br />
<span style="color: red;">04-)</span> Topluluklar hakkında tahrik edici ve küçük düşürücü yazılar yazılamaz. (Örneğin: Türk, Kürt, Ermeni, Yahudi, Arap, Çerkez, Zenci, Hint, Arap, Çingene, Roman, Rus, Göçmen vb.) <br />
Türkiye’ye sahip çık bölümünde özellikle bunlara dikkat ediniz.<br />
<span style="color: red;">05-)</span> Tehdit edici, küfürlü, örf ve adetlere karşı, nefret dolu ya da çok miktarlarda istenmeyen mesajlar göndermek; din, dil, ırk ayrımına yönelik iletiler göndermek ve materyaller kullanmak; forum yöneticilerini ve kullanıcılarını küçümser davranışlar sergilemek yasaktır.<br />
<span style="color: red;">06-)</span> Yorum amacı taşımayan salt propaganda içerikli parti ve siyaset yazıları, resimleri ve avatarları yasaktır.<br />
<span style="color: red;">07-)</span> Her türlü taciz edici yazı yasaktır.<br />
<span style="color: red;">08-)</span> Forumda, sitenizin ziyaret edilmesini istemeniz, sitenizde satılan veya aracı olunan bir "ürünün" reklamını yapmanız ve bunlar dışındaki tüm ticari kaygı güden mesajlar ve adult, warez, hack ve benzeri sitelerin tanıtımı kesinlikle yasaktır.<br />
<span style="color: red;">09-)</span> Forumda Admin, Co-Admin,Süper Moderatör ve Bölüm Moderatörleri kurallara uymayan mesajlari değiştirme ve silme hakkına sahiptir.<br />
<span style="color: red;">10-)</span> Forum kurallarının güncellenme veya yenilerinin eklenmesi hakkı forum yöneticilerince her zaman saklıdır.<br />
<span style="color: red;">11-)</span> Kesinlikle mesajınızı büyük harfle yazmayınız. Büyük harfle yazılmış kelime kullanmayınız.<br />
<span style="color: red;">12-)</span> Kredi kartı (cc) bilgileri vermek, özel mesajla dağıtmak yasaktır.<br />
<span style="color: red;">13-)</span> Herhangi bir kullanıcının kişisel bilgilerini (ad, soyad, adres, tel no vb.) yayınlamak kesinlikle yasaktır.<br />
<span style="color: red;">14-)</span> İmzada, özel mesaj yolu ile , Açtığınız Konularda ve Mesajlarda site reklamı yapmak, <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> sitesi hariç, herhangi bir siteden bir link “site adresi” vermek REKLAM YAPMAK KESİNLİKLE YASAKTIR. İmzada resim kullanmak, aşırı büyük fontla imzaya yazı yazmak kesinlikle yasaktır.<br />
<span style="color: red;">15-)</span> Forum ile ilgili sorunlarınızı (yönetim şekli, bölüm disiplini, bölümdeki yanlış kararlar, kilitlenen konu itirazı vb.)lütfen İstek sorun şikayet bölümüne yazınız. Forumun başka yerlerine yazdığınız şikayet, sorun dile getirme gibi konular silinecektir.<br />
<span style="color: red;">16-)</span> Forumda görevli moderatör arkadaşlar, kurallara uymayan konuları kilitler ya da siler. Kilitlenen ya da silinen konunuzla ilgili itirazlarınızı lütfen önce bölüm moderatörüyle temasa geçerek çözmeye çalışınız. Cevap verilmemesi takdirinde istek sorun şikayet bölümüne konu açabilir ya da adminlere özel mesaj atabilirsiniz.<br />
<span style="color: red;">17-)</span> Bölüm sorumlusu olan Moderatör ve diğer yöneticilerin uyarılarını lütfen dikkate alınız, uyarıları küçümsemek veya alaycı tavır ile cevap vermek, forumdan uzaklaştırılmanıza sebep olur. Bölüm sorumlusu olan Moderatör ve diğer yöneticiler uyarılarında hata var ise lütfen Admin veya Yöneticilerimize özel mesaj yolu ile bildirin.<br />
<span style="color: red;">18-)</span> Konu içerisinde veya özel mesaj ile sizleri rahatsız eden “Küfür, Hakaret, Taciz vb. gibi” mesajlara kesinlikle cevap vermeyiniz. Bunları çevrimci (online) olan Admin veya Yöneticilerimize özel mesaj yolu ile iletiniz. Bu tür mesajlara cevap vermeniz sizin haksız duruma düşmeniz anlamına gelmektedir.<br />
<span style="color: red;">19-)</span> Foruma üye olan herkes bu şartları ve kuralları kabul etmiş sayılır.<br />
<br />
<br />
Gizlilik ilkeleri<br />
<br />
Kişisel Bilgileriniz:<br />
Foruma üye olurken girdiğiniz kişisel bilgiler sadece Forum Yöneticileri tarafından görülecektir. Girmiş olduğunuz bilgileri istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. (kullanıcı adı hariç). Forum Kayıt bilgileriniz sizin isteğiniz dışında 3. Kişilere asla verilmeyecektir.<br />
<br />
Forum Kullanımı ve Çerez’ler:<br />
Çerez’ler, (cookie) tarafımızdan kişisel bilgi toplama aracı olarak kullanmayacaktır.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: x-large;"><div style="text-align: center;">Forum Kuralları</div></span><br />
<br />
<span style="color: red;">01-) </span>Forumda yazılan mesajlardan tamamen yazan forum üyesi sorumludur. Şahısların yazdıkları yazılardan dolayı <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> hiçbir sorumluluk kabul etmez. <br />
<span style="color: red;">02-)</span> T.C. yasalarını ya da uluslararası kanunları, anlaşmaları, tüzükleri çiğneyen mesajlar foruma gönderilemez.<br />
<span style="color: red;">03-)</span> Foruma mesaj gönderirken, ardı arda birden fazla mesaj göndermek (flood yapmak), boş mesaj göndermek, konuyla alakası olmayan mesaj göndermek, +1, bence de, güzel, gibi belli bir amacı, paylaşımı olmayan mesaj göndermek yasaktır.<br />
<span style="color: red;">04-)</span> Topluluklar hakkında tahrik edici ve küçük düşürücü yazılar yazılamaz. (Örneğin: Türk, Kürt, Ermeni, Yahudi, Arap, Çerkez, Zenci, Hint, Arap, Çingene, Roman, Rus, Göçmen vb.) <br />
Türkiye’ye sahip çık bölümünde özellikle bunlara dikkat ediniz.<br />
<span style="color: red;">05-)</span> Tehdit edici, küfürlü, örf ve adetlere karşı, nefret dolu ya da çok miktarlarda istenmeyen mesajlar göndermek; din, dil, ırk ayrımına yönelik iletiler göndermek ve materyaller kullanmak; forum yöneticilerini ve kullanıcılarını küçümser davranışlar sergilemek yasaktır.<br />
<span style="color: red;">06-)</span> Yorum amacı taşımayan salt propaganda içerikli parti ve siyaset yazıları, resimleri ve avatarları yasaktır.<br />
<span style="color: red;">07-)</span> Her türlü taciz edici yazı yasaktır.<br />
<span style="color: red;">08-)</span> Forumda, sitenizin ziyaret edilmesini istemeniz, sitenizde satılan veya aracı olunan bir "ürünün" reklamını yapmanız ve bunlar dışındaki tüm ticari kaygı güden mesajlar ve adult, warez, hack ve benzeri sitelerin tanıtımı kesinlikle yasaktır.<br />
<span style="color: red;">09-)</span> Forumda Admin, Co-Admin,Süper Moderatör ve Bölüm Moderatörleri kurallara uymayan mesajlari değiştirme ve silme hakkına sahiptir.<br />
<span style="color: red;">10-)</span> Forum kurallarının güncellenme veya yenilerinin eklenmesi hakkı forum yöneticilerince her zaman saklıdır.<br />
<span style="color: red;">11-)</span> Kesinlikle mesajınızı büyük harfle yazmayınız. Büyük harfle yazılmış kelime kullanmayınız.<br />
<span style="color: red;">12-)</span> Kredi kartı (cc) bilgileri vermek, özel mesajla dağıtmak yasaktır.<br />
<span style="color: red;">13-)</span> Herhangi bir kullanıcının kişisel bilgilerini (ad, soyad, adres, tel no vb.) yayınlamak kesinlikle yasaktır.<br />
<span style="color: red;">14-)</span> İmzada, özel mesaj yolu ile , Açtığınız Konularda ve Mesajlarda site reklamı yapmak, <font color="red">Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> sitesi hariç, herhangi bir siteden bir link “site adresi” vermek REKLAM YAPMAK KESİNLİKLE YASAKTIR. İmzada resim kullanmak, aşırı büyük fontla imzaya yazı yazmak kesinlikle yasaktır.<br />
<span style="color: red;">15-)</span> Forum ile ilgili sorunlarınızı (yönetim şekli, bölüm disiplini, bölümdeki yanlış kararlar, kilitlenen konu itirazı vb.)lütfen İstek sorun şikayet bölümüne yazınız. Forumun başka yerlerine yazdığınız şikayet, sorun dile getirme gibi konular silinecektir.<br />
<span style="color: red;">16-)</span> Forumda görevli moderatör arkadaşlar, kurallara uymayan konuları kilitler ya da siler. Kilitlenen ya da silinen konunuzla ilgili itirazlarınızı lütfen önce bölüm moderatörüyle temasa geçerek çözmeye çalışınız. Cevap verilmemesi takdirinde istek sorun şikayet bölümüne konu açabilir ya da adminlere özel mesaj atabilirsiniz.<br />
<span style="color: red;">17-)</span> Bölüm sorumlusu olan Moderatör ve diğer yöneticilerin uyarılarını lütfen dikkate alınız, uyarıları küçümsemek veya alaycı tavır ile cevap vermek, forumdan uzaklaştırılmanıza sebep olur. Bölüm sorumlusu olan Moderatör ve diğer yöneticiler uyarılarında hata var ise lütfen Admin veya Yöneticilerimize özel mesaj yolu ile bildirin.<br />
<span style="color: red;">18-)</span> Konu içerisinde veya özel mesaj ile sizleri rahatsız eden “Küfür, Hakaret, Taciz vb. gibi” mesajlara kesinlikle cevap vermeyiniz. Bunları çevrimci (online) olan Admin veya Yöneticilerimize özel mesaj yolu ile iletiniz. Bu tür mesajlara cevap vermeniz sizin haksız duruma düşmeniz anlamına gelmektedir.<br />
<span style="color: red;">19-)</span> Foruma üye olan herkes bu şartları ve kuralları kabul etmiş sayılır.<br />
<br />
<br />
Gizlilik ilkeleri<br />
<br />
Kişisel Bilgileriniz:<br />
Foruma üye olurken girdiğiniz kişisel bilgiler sadece Forum Yöneticileri tarafından görülecektir. Girmiş olduğunuz bilgileri istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. (kullanıcı adı hariç). Forum Kayıt bilgileriniz sizin isteğiniz dışında 3. Kişilere asla verilmeyecektir.<br />
<br />
Forum Kullanımı ve Çerez’ler:<br />
Çerez’ler, (cookie) tarafımızdan kişisel bilgi toplama aracı olarak kullanmayacaktır.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>